KÖŞE YAZILARI

Ölmeden Önce

[vc_row][vc_column width=”1/1″][vc_column_text]Ölmeden önce yapılması gereken bilmem kaç tane şey.

Eğer bunları yapmadan ölürseniz kötü olur.

Peki ya ben ölmeden önce o yüz tane şeyi yapmak değil de sadece ayağımı uzatıp yatmak istiyorsam?

Bize yaşamamız için, temel ihtiyaçlarımızı karşılama imkanı verildi. Elbette ki bu bir süre sonra yetmeyecekti.

Yaratıcı yanımızla hayatımıza renk kattık.

Biz mi kattık acaba?

Yoksa bizim adımıza yaratılan renkleri kabullenmeyi mi öğrendik?

Dünyayı siyah yada beyaz görmek istiyorsak? Pembe gözlüğümüz yada pembe panjurlu evimiz olmadan yaşayamaz mıyız?

Ben paraşütle atlamaktan korkuyorum belki.

Ama Ayşe kocasıyla, yamaç paraşütü yaptıysa, artık bu benim toplumsal ve kutsal görevim.

Balayında, internete süslü fotoğraflar koyabileceğimiz bir yerde tatil yapmak zorundayız. O tatilde son moda elbise giymek zorundayım, ayrıca da, frozan içerken etiket yapmam benim yegane görevim. İşte yaşamak budur. Önemli bir insan olmanın ilk adımı, süslü işler yapmak.

Eğer balayımda Arabistan’a gitmek istersem, şüphesiz bana üşütük derler. Ölmeden önce yapmam gerekenler arasında bu olmamalıydı.

Oysa ki, koca bir dünya yaratıp, o dünyaya can vermek, o dünyada sadece senin renklerinin olması o kadar da zor değil.

Kimsenin boyalarını kullanmana gerek kalmadan, ister mavi, ister siyah, ister kırmızıyla, kimselerinkine benzemeyen, sana has bir dünyada yaşamak, gerçekten çok kolay.

Nasıl mı?

Sadece  PARŞÖMEN VE MÜREKKEP..

[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row]
Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı