ETKİNLİKLERİstanbulRESİMSANATTANSERGİ

Vahid Danaiefar’dan İlk Kişisel Sergi ‘Akışkan Korku’

Vahid Danaiefar’dan İlk Kişisel Sergi ‘Akışkan Korku’

Simbart Projects, 11 Eylül – 31 Ekim tarihleri arasında İran asıllı sanatçı Vahid Danaiefar’ın ‘Akışkan Korku’ isimli Türkiye’de gerçekleşen ilk kişisel sergisine ev sahipliği yapıyor.

Sergi, korkunun görünür bir tehditten çok, gündelik deneyimin içine sessizce yerleşen bir durum olarak nasıl ortaya çıktığını araştırıyor. ‘Akışkan Korku’, imge, nesne ve mekân arasındaki ilişkiler üzerinden, tanıdık olana duyulan güvenin nasıl çözülmeye başladığına ve tekinsiz bir nitelik kazandığına odaklanıyor. Zygmunt Bauman’ın aynı adlı kitabında bashettiği gibi, korkunun günümüz toplumunda görünmez, dağınık ve sürekli hissedilen bir olguya dönüşmesi; belirsizlik, güvensizlik ve gündelik yaşama sızan kaygı üzerine düşünceleri, serginin çıkış noktalarından birini oluşturuyor.

Bu kavramsal zemin, Freud’un tekinsiz kavramıyla birlikte serginin temelini kuruyor. Sergi boyunca karşılaşılan gündelik nesneler, mekânlar ve figürler bütünüyle yabancılaşmıyor ancak taşıdıkları anlam ve birbirleriyle kurdukları ilişkiler yavaş yavaş dönüşüyor. Ev kavramı yalnızca fiziksel bir mekânı değil, gündelik deneyimin fark edilmeden dönüşmeye başladığı bir alanı sembolize ediyor. Alışkanlıkların ürettiği süreklilik çözülürken, sıradan olan tekinsiz bir nitelik kazanıyor. Bu dönüşüm, ani bir kırılmadan çok, neredeyse fark edilmeyen yer değiştirmeler ve sessiz sapmalar aracılığıyla beliriyor. Pratiğinde genellikle resim, video ve yerleştirme kullanan sanatçı, gündelik yaşamın görsel kodlarını küçük müdahalelerle yeniden kurguluyor.

Görünür bir olayın anlatısını kurmaktan ziyade, onun geride bıraktığı izleri ve yankıları görünür kılıyor. Tanıdık olan varlığını sürdürüyor, ancak artık aynı güven duygusunu üretmiyor. Böylece korku, belirli bir nesneye ya da ana bağlanan bir duygu olmaktan çıkarak gündelik gerçekliğin dokusuna yerleşiyor. ‘Akışkan Korku’, izleyiciyi tanıdık görünen ancak artık aynı güven duygusunu üretmeyen bir dünyanın eşiğinde durmaya ve gündelik olanın sessizce dönüşen yapısı içinde korkunun nasıl yerleştiğini yeniden düşünmeye davet ediyor. Buradaki akışkanlık, korkunun gündelik yaşamın farklı katmanlarına yayılarak sürekli yer değiştiren yapısına işaret ediyor. Görünür bir tehdidin sonucu olmaktan çıkan korku,tanıdık olana duyulan güvenin aşınmasıyla birlikte gündelik deneyimin içine yerleşiyor.

Ateşli Hasta Ve Tedavisi

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir



Başa dön tuşu