BlogKİTAPKÖŞE YAZILARISertaç Çelik

Bir Gazetecinin Israrı: Doğan Özgüden Ve Sürgün Yazıları

Sertaç Çelik yazdı...

Bir Gazetecinin Israrı: Doğan Özgüden Ve Sürgün Yazıları – Sertaç Çelik yazdı.

Doğan Özgüden için gazetecilik, yalnızca haber yazmak değil; bedeli ne olursa olsun gerçeğin yanında durma ısrarıdır.

1950’li yıllarda mesleğe adım attı; çok genç yaşta Türkiye basınının etkili gazetelerinde sorumluluk üstlendi. 1964’te, henüz 28 yaşındayken Akşam gazetesinin yayın yönetmenliğine getirildi. Onu ayrıksı kılan, yükseldiği makamlar değil; o makamları hiçbir zaman siper olarak kullanmamasıydı.

1960’ların sonunda İnci Tuğsavul ile birlikte çıkardığı Ant dergisi, Türkiye’de sosyalist düşüncenin en cesur yayınlarından biri haline geldi. İşçi direnişlerinden darbe dönemlerine, yasaklardan arananlar listelerine uzanan bir tarihsel eşikte Ant, yalnızca bir dergi değil; bir direniş kürsüsüydü.

Bu ısrarın bedeli ağır oldu. 12 Mart 1971 darbesinin ardından dergi kapatıldı, haklarında yüzlerce yıl hapis istemiyle davalar açıldı ve Özgüdenler Türkiye’den ayrılmak zorunda kaldı. Böylece yarım asrı aşan bir sürgün başladı. Ama sürgün, Doğan Özgüden için susmak anlamına gelmedi. Aksine, yazı onun için daha da merkezi bir yere yerleşti.

Bugün dokuzuncu cildine ulaşan Sürgün Yazıları, bir gazetecinin yalnızca güncel olayları yorumladığı metinlerden ibaret değildir. Bu yazılar, Türkiye’nin yakın tarihine içeriden bakan, darbeleri, baskıları, muhalefetin açmazlarını ve direniş imkânlarını birlikte düşünen bir hafıza çalışmasıdır.

Özgüden’in dili yalındır, dolambaçsızdır. Okuru etkilemek için süslenmez; tanıklığın gücüne yaslanır. Geçmişle bugünü yan yana getirir, kişisel deneyimi toplumsal tarihle buluşturur. Bu nedenle Sürgün Yazıları, hem bir dönemin kaydı hem de bugüne yöneltilmiş sorular bütünüdür.

Bu kitaplar, bir gazetecinin yaşam öyküsünü aşar; bir ülkenin belleğini ve direniş geleneğini görünür kılar.
Çünkü bazen bir gazetecinin ısrarı, bir ülkenin belleğini ayakta tutar. Bugün dokuz cilde ulaşan Sürgün Yazıları, işte bu ısrarın zamana karşı tutulmuş kaydıdır.

Bir Gazetecinin Israrı: Doğan Özgüden Ve Sürgün Yazıları

Sürgünün 55. Yılında Bir Bellek Tanıklığı

Doğan Özgüden ve İnci Tuğsavul’un sürgün yaşamlarının 55. yılında, Doğan Özgüden’in Sürgün Yazıları dizisinin 9. cildi yayımlandı.

Bu ciltte Özgüden’in 2025 ve 2026 yıllarında kaleme aldığı yazıların yanı sıra, daha önce Yürüyüş, Demokrat Türkiye ve Özgür Bakış’ta yayımlanmış seçme metinler de yer alıyor. Böylece yalnızca güncel bir siyasal değerlendirme değil, aynı zamanda uzun soluklu bir düşünsel mücadele çizgisi de okura sunuluyor.

Özgüden ve Tuğsavul, 12 Mart 1971 darbesinin ardından kurucusu oldukları sosyalist Ant dergisinin sıkıyönetim tarafından kapatılması, isimlerinin arananlar listesinde defalarca duyurulması ve anti-militarist yayınları nedeniyle artan baskılar sonucu Türkiye’den ayrılmak zorunda kaldılar. Sahte pasaportla başlayan sürgün, yarım asrı aşan bir direniş ve üretim serüvenine dönüştü.

55 yıldır sürgünde; Demokratik Direniş Hareketi, Demokrasi İçin Birlik, İnfo-Türk ve Güneş Atölyeleri aracılığıyla mücadelelerini aralıksız sürdürüyorlar.

Özgüden’in Türkiye’deki ve sürgündeki yaşamını anlattığı anıları Vatansız Gazeteci başlığıyla iki cilt olarak yayımlanmıştı. Sürgün yıllarında çeşitli gazete, ajans ve dergilerde yayımlanan yazılarından oluşan Sürgün Yazıları ise dokuzuncu cildiyle birlikte önemli bir tarihsel arşive dönüşmüş durumda.

Bu yazılar yalnızca bugünün olaylarını yorumlamakla kalmıyor; okuru II. Dünya Savaşı yıllarından bugüne uzanan kişisel ve toplumsal tanıklıklarla yüzleştirerek geçmiş ile bugün arasında belgesel bir bağ kuruyor.

İnci Tuğsavul’un çok boyutlu mücadelesini anlatan Vatansızlığı Vatan Eylemek adlı kitap da 2024 yılında yayımlanmıştı.

Sertaç Çelik

Kitaplar için iletişim:
editor@info-turk.eu
Tel: +32 2 215 35 76

DOĞAN ÖZGÜDEN – İNCİ TUĞSAVUL

Doğan Özgüden, 1936 yılında Kalecik’in Irmak İstasyonu’nda, bir demiryolu emekçisinin oğlu olarak dünyaya geldi. İlk ve orta öğrenimini Türkiye’nin çeşitli köy ve kentlerinde tamamladı. Yüksek iktisat öğrenimi sırasında, 1952’de Ege Güneşi Gazetesi’nde gazeteciliğe başladı.

Öncü ve Milliyet gazetelerinde temsilcilik, Sabah Postası ve Gece Postası’nda yazı işleri müdürlüğü yaptıktan sonra, 1964-1966 yılları arasında dönemin en büyük sol günlük gazetesi olan Akşam’ın genel yayın müdürlüğünü üstlendi.

Genç yaşta sosyalist harekete katılan Özgüden, 1962’den itibaren Türkiye İşçi Partisi saflarında mücadele verdi ve 1964’te partinin Merkez Yürütme Kurulu’na seçildi.

İnci Özgüden-Tuğsavul, 1940’ta Ankara’da doğdu. Gazeteciliğe, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde öğrenimini sürdürürken 1961’de başladı. Hür Vatan Gazetesi ve Kim Dergisi’nde çalıştı; ardından Hareket ve Akşam gazetelerinde görev aldı. 1962’de Ankara Gazeteciler Sendikası, 1963’te İstanbul Gazeteciler Cemiyeti tarafından “Yılın Gazetecisi” seçildi.

1967’de birlikte sosyalist haftalık Ant dergisini ve Ant Yayınları’nı kurdular. Dergi 1971’de sıkıyönetim tarafından kapatıldı. Yazıları nedeniyle haklarında 50’den fazla dava açıldı; 300 yılı aşkın hapis cezası talebiyle karşı karşıya kaldılar. 12 Mart 1971 askeri darbesinin ardından Türkiye’den ayrılmak zorunda kaldılar.

Sürgünde mücadeleleri kesintiye uğramadı.
12 Mart döneminde Demokratik Direniş Hareketi’ni, 12 Eylül döneminde Demokrasi İçin Birlik’i kurarak askeri cunta rejimlerine karşı Avrupa’da kampanyalar yürüttüler.

1974’ten bu yana Brüksel’de: Türkiye üzerine çok dilli yayın yapan Info-Türk Ajansını ve Çok uluslu göçmen eğitim merkezi Güneş Atölyelerini yönetmektedirler.

1982 yılında, cuntaya karşı yürüttükleri muhalefet nedeniyle yaklaşık 200 kişiyle birlikte Türk vatandaşlığından çıkarıldılar. Bu karar on yıl sonra iptal edilse de, Türkiye’ye dönüşleri için hukuki güvence sağlanmadı. Hakkında açılan davalar ve özellikle TCK 301 kapsamında sürdürülen yargılamalar nedeniyle Özgüden’in Türkiye’ye girişi fiilen engellenmiştir.

Doğan Özgüden, Türkiye’de Gazeteciler Sendikası, Gazeteciler Cemiyeti, Basın Şeref Divanı ve Basın İlan Kurumu yönetimlerinde görev aldı; Türkiye İşçi Partisi Merkez Komitesi’nde bulundu. Halen Türkiye ve Belçika Gazeteciler Cemiyetleri ile Brüksel Kültürler Arası Etkinlikler Merkezi üyesidir.

Özgüden ve Tuğsavul, 2006 yılında İnsan Hakları Derneği tarafından Ayşe Zarakolu Düşünce Özgürlüğü Ödülü’ne değer görüldüler.

Türkiye’de ve Avrupa’da yayımlanan çok sayıda kitabın yazarı olan Özgüden’in eserleri arasında Faşizm, Kapitalizm, Türkiye Dosyası, İşkencede Türkiye, Türkiye’de Militarist “Demokrasi” Üzerine Kara Kitap, iki ciltlik “Vatansız” Gazeteci ve dokuz cilde ulaşan Sürgün Yazıları yer almaktadır.

İnci Özgüden-Tuğsavul ise halen Belçika Uluslararası Basın Cemiyeti (API) üyesidir. İstanbul’da yayımlanan Müzik Rehberi (1965) ve Brüksel’de yayımlanan Türk Kadını (1991) adlı çalışmaları bulunmaktadır.

Organ Bağışının Önemi: Türkiye’de 32.982 Kişi Organ Nakli İçin Sıra Bekliyor

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir



Başa dön tuşu