KİTAPKÖŞE YAZILARIProf. Dr. A. Didem Uslu

Japon Yazar Fumiko Ençi’nin ‘Kadın Maskeleri’ Romanında Gotik Unsurlar

Prof. Dr. A. Didem Uslu yazdı...

Japon Yazar Fumiko Ençi’nin Kadın Maskeleri Romanında Gotik Unsurlar – Prof. Dr. A. Didem Uslu yazdı…

Japon kadın yazar Fumiko Ençi (1905-1986) Kadın Maskeleri (1958) romanında tiyatro maskelerini alegorik kullanarak heyecanlı, merak unsuru yüksek, akıcı ve ürkünç bir hikaye anlatmıştır. Hikâye üç kadın ve soy devamı üzerine kurgulanmıştır. Roman 124 sayfadır ama kurgu çok yoğun, derin ve karmaşa dolu bir gelin/kayınvalide hikâyesi çevresinde gelişir. Roman, açıklanması zor bir sır perdesi içinde gelişir ve ilerler. Romanın başındaki ruh çağırma olayı roman boyunca ruhlarla ilgi ve ruh araştırmaları konusuyla sürer. Romanda karakterlerin yaşadıkları tuhaf olaylar vardır ama psikolojik derinlik ve nedensellik pek anlatılmaz. Sadece sembollerin ve sır perdesinin derinliği işlenmiştir.

Romanda mekan önce Tokyo, sonra Kyota’dur. Hava ise karlıdır. Çeşitli kadın/erkek edebiyatçı, şair ve edebiyata meraklı olanların toplantıları sırasında asal karakterler birbirleriyle farklı ilişkiler yaşarlar. Kurguda üçü kadın, ikisi erkek beş asal karakter sayılabilir. Kadın karakterler Yosuka, kayınvalidesi otoriter Mieko ve kocasının kadın ikizi Harume, anlaşılması zor ve karmaşık bir ilişki yaşarlar. Harume’ye rahimde Akio, ayağının uyguladığı basınç yüzünden zarar vermiştir. Beyin hasarlı Harume’ye Yasuka yardım eder. Hatta zaman içinde hizmetkar gibi olur. Ne var ki çevrede kötü ruhlar dolaşmaktadır.

Kocası öldükten sonra Yosuka, babaevine dönmeyip kayınvalidesi ve görümcesiyle birlikte yaşamaya başlamıştır. Hatta gelin kayınvalide arasında epey yakın, hatta homoerotik denecek bir ilişki hissedilir. Bu cesur kurgu bana aynı temayı işleyebilen Atilla İlhan romanını hatırlattı. Gece yatakta tensel ilişkiyle gelin/kayınvalide sarmaş dolaş yatarlar (58-59). Ne var ki Yosuka kayınvalidesinden ayrılmak istemektedir. Öte yandan kayınvalidenin de kocasına ihanet ettiği öğrenilir. Ancak kocanın gençliğinde hizmetçiyle ilişkisi ve ona kürtaj yaptırması yüzünden hizmetçi intikam almaya kalkınca Mieko çok azap çekmiştir. Acılı kadınların dünyasında yaşananlar üzücüdür.  Mesela genç bir kadın olan gelin Yosuka’nın kocası Akio, dört yıl önce Fuji dağında çığ düşmesi sonucunda ölmüştür (32-33) ama bu sahne dışı karakterin yokluk etkisi roman boyunca sürer. Zaten annesinden de hayatı boyunca etkilenmiş bir erkektir Akio.

Romanın iki erkek karakteri, arkadaş olan ve romanın başlangıcında anlatılan evli yazar İbuke ve bekar psikiyatri doktoru Mikame’dir. Şair doktorun hanımlarla tanışması İbuke aracılığıyla gerçekleşmiştir. Otuz üç yaşındaki “İbuki evliydi ve üç yaşında bir kızı vardı, Mikame ise lüks bir dairede tek başına yaşıyordu. İkisinin de Yasuko’ya ilgi duymasına rağmen Mikame’nin onunla evlenme şansı daha yüksekti” (15).  Bu iki erkek gençken dul kalmış Yosuka’yla farklı iki tür ilişki içine girerler. Roman boyunca Yosuka bu iki erkek arasında kalır ama anlayışlı kayınvalidesi sayesinde onlarla rahatça ilişkiye girebilir. İbuki ile ilişkisi olur ama Mikame’ye pek yüz vermez. Gelin kayınvalidenin ilişkileri Türkçe’de “mezhebi geniş” denecek tarzdadır ama korku ve merak unsuru romanı sürükleyici yapar. Romanda hayaletler, medyumlar, Batı/Doğu zıtlığı ve etkisi, Japon gelenekleri, maskeler ve renklerin cümbüşü ilginçtir.

Japon Yazar Fumiko Ençi’nin 'Kadın Maskeleri' Romanında Gotik Unsurlar

Romanın önemli bir özelliği de Japon kültürünü anlatan ayrıntıları çok iyi dile getirmesidir. Örneğin sayfa 16’da Japon kadınlarının güzel ciltleri uzun uzun anlatılır. Öte yandan Yakuşiji Tapınağının yakınındaki bir evde bulunan maskelerle kostümler romanın önemli bir parçası haline gelir. Romanın çeşitli temaları arasında ikizlik teması da önemli bir yer tutar.

Karlı bir günde üzerindeki kırmızı gecelik ve lizözle şarkı söyleyen Harume akli dengesini yitirmiş bir karakter gibidir (39). Akio’nun ikizi olduğu halde ailede ikizlere kötü gözle bakıldığı için iki kardeş birbirlerinden uzaklaştırılmıştır ama Harume ancak Akio’nun ölümünden sonra anne evine geri gönderilmiştir. Zaten romanın sonunda onun bir döllenme ve çocuk doğurma makinesi gibi kullanılması ve aileye çocuk sağlama sırrı da kadın dünyasındaki ilginç bir olaydır.

Romanın özelliklerinden biri de postmodern olan metinerarasılık özelliğiyle yazarı kadın olan 11. yüzyıl Genji’nin Hikayesi’ne romanda atıf yapılmış olmasıdır (35). Öte yandan doktorun hikayesi de, hikaye içinde bir hikaye olarak romana katman sağlar. Romanda zaman kaymaları olduğu gibi, kayınvalidenin günceleri de italik yazıyla eklenmiştir. Ne var ki en etkileyici yan, maskeler ve eline maske alanın ona benzeme sahneleridir. En sonda bebeğin ağlama sesinden sonraki satırlarda maske şöyle anlatılır: “Elinde maske, sanki görünmez bir el ona vurmuş gibi yere düştü. Mieko’nun sağ kolu sanki birden felç olmuş gibi dondu kaldı. Diğer eliyle maskenin yüzünü kapatmak istercesine uzandı” (124). Ani son bu şekilde gelir.

Bu roman neden önemli? Önemli çünkü öncelikle yazarın kültürünü ve geleneklerini çok iyi anlatıyor. İkinci olarak romanın edebi yanı güçlü. Roman bir dizi film senaryosu gibi sürekli heyecan ve merak unsuruyla ilerlemiyor. Araya şiirsellikler ve edebi öğeler katılmış. Üstelik eşcinsellik teması ve kültürel çalışma unsurlarıyla roman, postmodern bir edebiyat anlayışı halini almıştır.

Prof. Dr. A. Didem Uslu

Fumiko Ençi, Kadın Maskeleri, çeviren: Aslı İdil Kaynar, İstanbul: İthaki Yayınları 2025. (parantez içindeki alıntı sayfaları bu romandan alınmıştır)

Deprem Korkusuyla Baş Etmek İçin 7 Öneri

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir



Başa dön tuşu