İstanbulKÖŞE YAZILARIProf. Dr. Oğuz MakalSANATTAN

‘Ömer Uluç: Ufuk Çizgisinden Öteye’ Sergisi Üzerine

Oğuz Makal yazdı...

‘Ömer Uluç: Ufuk Çizgisinden Öteye’ Sergisi Üzerine – Oğuz Makal yazdı.

Resim sanatımızda yaratıcı, farklı bakış açıları içeren, tekrarlamakta uzak bir başarı çizgisi varsa, Ömer Uluç o çizgiyi aşanlardan birisi ve çoğu eserini görme olanağı olan ve sanatsal yolculuğuna ışık tutan, üretim tarihi 1960’lardan 2010’a kadar yayılan kapsamlı “Ufuk Çizgisinden Öteye” başlıklı kişisel sergisine İstanbul Modern ev sahipliği yapıyor. İstanbul Modern bu sergi için “İnsanlık ve evren arasındaki karmaşık ilişkiyi irdeleyerek, döneminin geleneksel sınırlarını aşan sanatçının 300’ün üzerinde yapıtını sunuyor.” açıklamasını yapıyor.

'Ömer Uluç: Ufuk Çizgisinden Öteye' Sergisi Üzerine

Önceki yıllar açtığı çeşitli sergilerde yapıtlarını görmüştüm. Hatırladığım kadarıyla Galeri Artist, “A, B, C, D Deniz Cinleri” sergisini kitaplaştırmıştı. Ayrıca, 2005 yılında Baki’den alıntı ile “Heves Kuşu Durmaz Döner” adını verdiği, konuşma kayıtlarından seçtiği “Fragmanlar”la başlayan ve sayfalarını bir sergi mekanı olarak düşünerek tasarladığı kitabı yayınlanmıştı. Gözler (İyi, Kötü ve Aşık Gözler), Aralıkta Gidip Gelmeler, Dönemler Dönüşümler diğerleri…

1958’de, Nuri İyem, Ferruh Başağa, İlhan Koman, Şadi Çalık ile Amerikan konsolosluğunda açılan ve ses getiren sergide en genç sanatçı olarak (27 yaşında) Ömer Uluç da vardır ve ”Büyük, bir süre hatırlanacak bir sergi açıyoruz. Orada tek başıma ve garip bir şekilde bir ikinci kez küçük bir üne kavuşuyorum İstanbul’da, o çevrede” diyecektir.

'Ömer Uluç: Ufuk Çizgisinden Öteye' Sergisi Üzerine

“Ufuk Çizgisinden Öteye” sergisi, sanatçının aradığı ve bulduğu desene çizimine uygun kâğıtlar, tuvaller,  kauçuk, keçe, alüminyum, akrilik levha, PVC ve polyester gibi tüm malzemeleri keşfetmemizi de sağlıyor. Açıkça görülüyordu; Uluç kendi tanımıyla “tuval dışı sanat” yapıyordu. Belki otuz yılı aşkın yinelemeyen işler üretmekteydi; bir temanın, aynı üslubun peşinde gitmeyen işler. Bana sergide en ilginç gelen denize adadığı resimler oldu. İzleyenin içinde bir Akdeniz fırtınası estiğini hissettiren resimler. Gerçi onun gemileri açık deniz ya da bu hafıza denizinde bir limana çıkmıyordu, sanki Uluç da, Nazım’ın şiirindeki gibi “Beni o limana çıkaramazsın…” diyordu. Kaldı ki, Fransa, Nijerya, ABD ve Meksika, yaklaşık 40 yıl yolculuk yapmıştı ve bu yolculuklar iç yolculuğa gereksinimi olan bir sanatçının renkler, biçimler, malzemeler arasında kendini ve işini/düş ve gerçekle bezeli temalarını arayışının yolculuğu olmuştu. Sergi, soyut ve figür arasındaki ilişkiden doğan bu temaları fark etmemizi sağlıyor. O’nun sözleriyle “Sanatçı ben nereye kadar gidiyorum, ne kadar yol alabilirim?” diye soruyordu

'Ömer Uluç: Ufuk Çizgisinden Öteye' Sergisi Üzerine

”Uluç’un kendine has evreninde yer verdiği karakterler, mistik canavarlar, hayvanlar gibi canlılara ait imgelere, şahit olduğu ve olmadığı dönemlerdeki anlatılardan esinlenerek ürettiği çalışmalara, hayatında önemli bir yere sahip deniz ve deniz araçları ile olan ilişkisine ve özellikle yaşamının son evresinde sıklıkla zihnini kurcalayan bilimsel gelişmeler üzerindeki sanatsal yorumlarını keşfetme imkânı…” sergi ile geliyordu.

Seçimini yaptığı, bildiği görsel dille dünya hakkındaki düşünce ve mesajını görüyordunuz. Şu tanımı önemliydi: “Bu mesaj kodlu bir mesaj. Nasıl siz bilgisayara belli bir kodlarla girip çıkıyorsunuz. Bugün sanata da belli kodlarla giriliyor. Bu kodlar da o sanat adına düşünmek ve bakmakla oluşuyor.”

'Ömer Uluç: Ufuk Çizgisinden Öteye' Sergisi Üzerine

Sergiyi izlerken uzun ve yorucu sanat birikimin getirdiği kodları düşündüm. Beni başka bir evrene geçiren işlerini; bu denli etkili bir renk denizi içinde -zihinsel olarak- kaybolmamak, malzemelerine, heykellerine dokunarak pencereler açmak, baskıların, adaletsizlik ve özgür olamamanın bunalttığı bir dünyadan birkaç saat de olsa uzaklaşmak fırsatı yakalamak bana iyi gelmişti.

Oğuz Makal

“Sanatta özgürlük olmazsa sanat olmaz, sanat bir din değil. Özgürlük için insanlar sanata sığınıyorlar ve orada bir şeyler yapıyorlar. Demek ki dar bir alanda da önemi var. Ama genel anlamda özgürlük olmazsa sanat olmaz.” -Ömer Uluç

Ömer Uluç: Ufuk Çizgisinden Öteye
21 Mart–12 Aralık 2025
İstanbul Modern

Her Yaşta D Vitamininin Önemi Ve Bilinmeyen Yönleri

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir



Başa dön tuşu