BlogGenel

​Bozkırı Sanatla, Kitapla Ve Emekle Yeşerten Bir Devrimci: İsmail Hakkı Tonguç

​Bozkırı Sanatla, Kitapla Ve Emekle Yeşerten Bir Devrimci:
İsmail Hakkı Tonguç

Köy Enstitüleri’nin mimarı, Türk eğitim tarihinin en büyük devrimcilerinden biri olan İsmail Hakkı Tonguç’u vefatının yıl dönümünde saygı, minnet ve özlemle anıyoruz.

​Türk eğitim tarihinin en özgün, en üretken ve dünyaca parmakla gösterilen modeli olan Köy Enstitüleri’nin mimarı İsmail Hakkı Tonguç, aramızdan ayrılışının yıl dönümünde geride bıraktığı devasa kültür mirasıyla anılıyor. O, yalnızca köye okuma yazma götüren bir eğitimci değil; Anadolu insanını resimle, tiyatroyla, dünya klasikleriyle ve müzikle buluşturan bir kültür devrimcisiydi.

​”Kültür, Sanat ve Emek Bir Arada”

​Tonguç Baba’nın kurduğu sistem, eğitimi dört duvar arasından çıkarıp toprağa, üretime ve sanata bağladı. Köy Enstitüleri’nde bir öğrenci sadece tarım yapmayı ya da duvar örmeyi öğrenmiyordu; aynı zamanda Gogol’ün müfettişini sahneliyor, klasikleri Türkçe tercümelerinden okuyor, mandolin, keman veya bağlama çalıyordu.

​İsmail Hakkı Tonguç, sanatın lüks değil, insanlaşma sürecinin en temel ihtiyacı olduğuna inanıyordu. Onun vizyonu sayesinde enstitüler, Anadolu’nun dört bir yanına ışık saçan birer kültür-sanat merkezi haline geldi. Fakir Baykurt, Talip Apaydın, Mahmut Makal gibi Türk edebiyatına yön veren dev çınarlar bu iklimde yetişti.

​Canlandırılacak Köy, Canlanacak Sanat

​Tonguç’un “İş, içinde sanat barındırdığı sürece yaratıcıdır” felsefesi, bugün modern eğitim sistemlerinin hâlâ yakalamaya çalıştığı bir zirvedir. Toplumcu gerçekçi edebiyatın, köy enstitülü ressamların ve halk müziği derlemelerinin arkasında onun açtığı o aydınlık yol vardır.

​”Bizim dâvamız, insanın insanı sömürmemesi dâvasıdır. İnsanın insana kul olmaması dâvasıdır.”

— İsmail Hakkı Tonguç

​Bugün onun aziz hatırasını anarken, sadece geçmişe bir özlem duymuyor; sanatın, bilimin ve üretken eğitimin hayatımızdaki hayati önemini bir kez daha hatırlıyoruz. Anadolu’nun makûs talihini sanatla ve emekle kırmaya çalışan Tonguç Baba’yı ve onunla birlikte bu ülkeye can veren tüm enstitülere saygıyla…

​Ruhun şad olsun Tonguç Baba. Yaktığın meşale, kültürün ve sanatın aydınlığında sönmeden yanmaya devam edecek.

Sevgiye Uzaklaştıran O Hastalık: Depersonalizasyon Bozukluğu!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir



Başa dön tuşu