SANATTAN

Türkiye’de İlk Defa “Canlı Sanat” Özel Bir Koleksiyona Dahil Edildi

Performans Sanatının Sürdürülebilirliğinin İspatı

Performans sanatının sürdürülebilirliği ve değeri adına çabalayan Performistanbul, performans sanatının da satılabilir olduğunu, değere dönüşebileceğini kanıtladı.
Bir canlı sanat eseri tekrar gerçekleştirme hakkı kapsamında özel koleksiyona girdi ve şimdi bienalde tekrar yaşam buluyor, canlanıyor.

Performistanbul sanatçısı Ekin Bernay’ın Agah Uğur Koleksiyonu’nda yer alan “Ne İstiyorsun?” adlı performansı, “Performansın Tekrar Gerçekleştirme Hakkı” kapsamında, Performistanbul iş birliğiyle, 7. Çanakkale Bienali’nde Troya Müzesi’nde sergileniyor. Performans sanatçısı, dans ve hareket psikoterapisti Ekin Bernay’ın ilk olarak, 2018 yılında Performistanbul’un düzenlediği ve Simge Burhanoğlu’nun küratörlüğünde gerçekleşen “İHTİYAÇ: SEN, 672 saat canlı süreç” kapsamında sergilediği performansı, performans sanatının sürdürülebilirliğinin bir ispatı olarak bienal çerçevesinde tekrar izleyiciyle buluşuyor.

Performistanbul’dan Performans Sanatının Sürdürülebilirliği Konusunda Önemli Bir Adım

Ekin Bernay’ın “Ne İstiyorsun?” adlı performansının tekrar gerçekleştirme hakkının Agah Uğur’un koleksiyonuna dahil olması ve şimdi ise Çanakkale Bienali’nde sergilenmesi performansın sürdürülebilirliğini kanıtlayan kıymetli bir örnek. Uluslararası performans sanatı platformu Performistanbul kurulduğu sene olan 2016’dan bu yana performans sanatının doğasına uygun şekilde sürdürülebilirliğini sağlamak adına çalışmalarına devam ediyor ve materyalist yaklaşımın ötesinde sürecin, fikrin varlığının önemini anlatmaya çalışıyor. Sonunda canlı sanatın tekrar gerçekleştirilme hakkı ilk defa 2019 yılında Türkiye’deki bir koleksiyoner tarafından satın alınarak koleksiyona katıldı. Her performans özelinde belirlenmiş şartlar doğrultusunda satın alınabilen tekrar gerçekleştirilme hakkı, somut bir materyale sahip olmaktan öte bir fikri, hissi, süreci, hafızayı koleksiyon içerisinde yaşatabilmeyi kapsıyor. Bu bağlamda koleksiyonda yaşamaya devam eden performans, zaman zaman bir koleksiyon sergisine dahil olabildiği gibi özel bir sergide de küratör ve sanatçı iş birliğinde yeniden gerçekleştirilebiliyor.

Manevi bir sanat olan performansın bir sanat koleksiyonunda yer bulması, performans sanatının başka bir deyişle “sürecin” satılabilirliğinin de bir göstergesi. Bu yaklaşım performansın ruhuna, yapısına göre, olması gerektiği gibi tekrar gerçekleştirilebiliyor olduğunu bize bir kez daha hatırlatıyor.

Performans sanatının tanımı konusunda hâlen tartışmalarla anlam karışıklarının sürdüğü Türkiye sanat dünyasında, performans sanatının değerinin bir kez daha altını çizen Performistanbul’un başarıya ulaşmış çabası, performansın satın alınabilmesi ve koleksiyonda yaşamaya, farklı zaman ve mekânlarda/kurumlarda tekrar gerçekleşmeye devam etmesi konusunda yol açıcı bir örnek.

Bir İçe Dönüş Yolculuğu: Ne İstiyorsun?

Ekin Bernay’ın sanatçı ve katılımcıyı ortak bir düzlemde birleştiren ve güçlü bir empati kurgusunun altında buluşturan “Ne İstiyorsun?” adlı performansı bir içe dönüş yolculuğunun simgesi. O an ki hissiyatınız, duygusal durumunuz ya da yaşadığınız olaylarla bağlantılı olabilecek şekilde birden fazla duyguyu uyandırabilecek “Ne İstiyorsun?” sorusu ve cevabı, Ekin Bernay’ın performansının bel kemiğini oluşturuyor. Katılımcıların adımlarını attıkları gibi karşılaştıkları bembeyaz bir oda, içeride zaman zaman yalnızca duran zaman zaman mektupları okuyarak performansını gerçekleştiren bir sanatçı, duvarlarda asılı onlarca mektup ve yere oturmuş bir hâlde bir şeyler karalayan katılımcılar… Kimi gelecek planları, kimi o an ki istekleri, kimi ulaşamadıkları, kimi tutkuları, kimi ise en büyük korkuları üzerinden cevaplıyor aynı soruyu: “Ne İstiyorsun?” Sanatçı ise aralıklı olarak bu yazılan mektupları odanın içinde seslendiriyor. Ve tam da bu noktada performansı sergileyen, katılımcı, izleyen yoğun bir ortak duygunun altında birbirine dokunuyor. 2018 yılında gerçekleşen performansta toplanılan 964 cevapta en çok kullanılan ilk üç kelime “huzur”, “sevgi” ve “sağlık” olmuştu, bienal çerçevesinde gerçekleşen performansta hangi cevapların ağırlıkta olacağı ise merak uyandırıyor.

Performansın dijital arşivine buradan ulaşabilirsiniz.

“Takımyıldız” Teması Altında Çanakkale Bienali

Bu seneki edisyonunda “Takımyıldız” teması altında sanatseverlerle buluşan 7. Çanakkale Bienali, birbiriyle kesişen ve etkileşen ilişkileri, iş birliklerini, paylaşımları ve iletişimleri odağına alıyor. 22 Eylül – 17 Ekim tarihleri arasında gerçekleşen bienal, CABININ (Çanakkale Bienali İnisiyatifi) ve Azra Tüzünoğlu’nun küratörlüğünde 30 uluslararası sanatçının üretimlerini ağırlıyor. Bienalin önemli bir ayağını Troya Müzesi’nde sergilenen Agah Uğur Koleksiyonu’ndaki eserlerden bir seçki oluşturuyor.

“Hiç istemeden ama seve seve” başlığını Leyla Erbil’in Cüce romanındaki bir cümleden alan sergi, Agah Uğur’un “yolculuğun kendisi varmaktan mühimdir” mottosuyla tanımladığı koleksiyonculuk birikiminden seçilmiş̧ eserleri bir araya getiriyor. Sergide Agah Uğur koleksiyonundan Ekin Bernay ile beraber Cevdet Erek, Erinç Seymen, Füsun Onur, Gülsün Karamustafa, Hale Tenger, Halil Altındere, İnci Eviner, Koki Tanaka, Marko Mäetamm, Marcos Ávila Forero, Nabuaki Onishi ve Serkan Demir’in eserleri yer alıyor.

İnternet sitesi:
www.performistanbul.org

İhtiyaç: Sen Dijital Arşivi:
www.ihtiyacsen.com

Perform İstanbul Yayınları:
https://www.performistanbulyayinlari.com/

Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı