Gökçe Erhan’ın ‘Resimli Dünya Atlası’

Gökçe Erhan’ın ilk kişisel sergisi ‘Resimli Dünya Atlası’ artSümer’de açıldı. Sergide Erhan’ın, Habitat serisinden yağlıboya çalışmalarının yanısıra resimlerine konu aldığı olaylar üzerine gerçekleştirdiği performanslarını içeren bir video çalışması ve naylon poşetlerden yaptığı kolajları yer alıyor. Doğa ile iç içe olan çalışmalar, insanın habitatına döndüğünde karşılaşacaklarının adeta bir ön izlenimini sunuyor.

Sanatçı, sergide yer alan Habitat serisinin ilk çalışmasına 2014 yılında doğduğu topraklara geri döndükten sonra başladı. Bu 3×5 metre boyundaki resimde, yaşam alanına, kendini merkezde konumlandırarak çevreye doğru yayılan ve günümüze kadar devam eden bir zaman döngüsünde kaydettiklerini gözler önüne seriyor. Sanatçı sanatsal üretiminde doğanın her bir parçasını; insanı, hayvanı, bitkiyi, aileyi, komşuyu, işçiyi, çiftçiyi, ormanı, akan dereyi, ekim sonrasında gelen hasatı bir dişlinin parçaları gibi görselleştirirken, resmedilmiş habitat üzerine düşünme ve tartışmayı da beraberinde getiriyor. İzleyen kadar kendisini de bu döngüye sokan Erhan, analitik gözle doğaya bakmanın resim sanatının kendi doğasını da teknik ve plastik öğeleri çözümleme aşamasında, sorgulamalarla yeniden keşiflere itiyor.

Çalışmalarda göze çarpan, yaşam alanlarımıza kurulan vahşi çöp tesisleri bir tümör gibi etrafındaki güzellikleri kemirirken galerinin mavi tonlarda gökyüzü gibi boyanmış duvarları, çok cepheli bir atlası keşfe çıkıyormuş hissini uyandırıyor. İzleyiciyi resimlerinde anlattığı dünyaya kuş bakışı bakmaya, onları çevreyi o şekilde kavramaya yönlendiren Erhan’ın çalışmalarında görsel algınız geniş ve ovalleşen bir perspektifte sunulan manzarayı hazmetmekte zorluk çekebiliyor; çünkü bazı resimlerde bu tarifi zor perspektife kübist ve hiyeroglif tarzda denilebilecek parçalar da dahil oluyor. Bir harita gibi birbirine eklenmiş binlerce görsel ile oluşturulan çizimlerinde yer alan doğa görüntüleri, bozulmasına yol açtığımız doğanın gerçekliğini yüzlerimize vuruyor. İnsan, ne de olsa akan bir derenin kimyasal atıklarla kirletilmesine, doğada yaşayan hayvanların habitatlarının dönüşüm adı altında rant kisvesiyle metalaştırılmasına, içinde yaşadığımız doğanın vahametinin geleceği için eylemsizlik kipinde sessiz bir halde destek oluyor. Albert Camus’nun dediği gibi; ‘çevremizi o kadar çok değiştirdik ki şimdi bu çevreye uyabilmek için kendimizi de değiştiriyoruz.’ Derin bir ekonomik krizin yaşandığı şu günlerde ise Erhan’ın plastik poşetlerden yaptığı naylon para, ekonomi sayfası, piyango bileti gibi çalışmaları değer yargılarınızı bir kez daha gözden geçirmenizi tetikliyor.


Türkiye’de çevresel süreçler ve gelişimine yönelik güçlü bir çevreci hareketin, bilincin olmaması ortak gerçekliğimizde habitatlarımızı tehdit ediyor, yok ediyor. Türkiye uluslararası alanda toplam 29 tane çevre anlaşmasına taraf olsa da iktidarların sürdürülebilir olmayan çevre politikaları ve ‘çevre’ konusunun hiçbir zaman öncelikli bir konu ve gündem maddesi haline gelemeyişi, ötekileştirme zeminini de oldukça besliyor. Halkın kendi yaşam alanını, doğasını ve haklarını sahiplenmeyişi, sistem karşısındaki zayıflığı ve bilinçsizlik sonucunda sorunlar daha da derinleşmeye, ciddileşmeye başlıyor. Sanatçının bu gidişatı durdurmaya yönelik düşünceleri ve yolları da Habitat serisinin zamanla biriken parçalarıyla birlikte evrilip bir çeşit cephaneye dönüşüyor.

Kendi yaşam alanlarınızı korumak için mücadeleye sevk edecek ve tekrar yaratmayı düşletecek bu sergiyi 27 Ekim 2018 tarihine kadar ziyaret edebilirsiniz.

artSümer
Kemankeş Mah. Mumhane cad. No:46-50/1
Karaköy – Beyoglu İstanbul

Giriş ücretsizdir.

Gökçe Erhan Kimdir?

1983 yılında Trabzon’da doğdu. Mimar Sinan Üniversitesi resim bölümünden 2011 yılında birincilikle mezun oldu ve Sakıp Sabancı Sanat Ödülü’ne layık görüldü. Trabzon’da yaşıyor ve çalışıyor. Sergileri arasında “İçimde Evler Yıkılıyor”, TRAB-Rİ-KAB Çöp Tesisi, 2017; “Ar’Nağme”, Pilot, İstanbul, 2013 yer alır. 2014 yılında Gülçin Aksoy ile “Beraber ve Solo Şarkılar” (DEPO, İstanbul); 2011 yılında Atıl Kunst ile “Garip Bir Pandik-1”, (MSGSÜ, İstanbul) ve Hazavuzu ile “Garip Bir Pandik-2”, (Rumeli Han, İstanbul) başlıklı performansları gerçekleştirdi.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Facebook Comments