SANATTANSİNEMA

“KORONAVİRÜS SİNEMA SEKTÖRÜNE BÜYÜK DARBE VURDU”

DenizBank ve Türkiye Sinema ve Audiovisuel Kültür Vakfı (TÜRSAK) iş birliğinde hayata geçirilen 4. DenizBank İlk Senaryo İlk Film Yarışması kapsamında gerçekleştirilen “Senaryo Sohbetleri” dün akşam keyifli bir bölüme daha sahne oldu. Yönetmen Bora Talat Oyacı’nın moderatörlüğünü yaptığı programın otuzuncu bölümünün konukları “Yapımcı Gözüyle Senaryo” başlığı ile TÜRSAK Vakfı Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı, TAFF Pictures kurucu ortağı ve Türkiye’nin en köklü film laboratuvarlarından Fono Film’in sahibi Cemal Okan ve TÜRSAK Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi ve Intermedya’nın Kurucusu ve CEO’su Can Okan’dı.

Cemal Okan ve Can Okan programın moderatörlüğünü yapan Bora Talat Oyacı’nın senaryo ve yapımcı ilişkisine dair sorularının yanı sıra takipçilerin program esnasında sosyal medyadan ve YouTube üzerinden sordukları soruları da cevapladı. Ayrıca TÜRSAK Vakfı Instagram hesabından yapılan çekilişle programa katılan bir izleyici de Can Okan’a sorusunu doğrudan yöneltme şansı buldu.

“Ülkemizde Ortalamanın Çok Üzerinde Film Çekiliyor”

Programda ilk olarak “Ülkemiz sinemasının geçmişten bugüne gelişimi nasıl gerçekleşti?” sorusuna cevap veren konuklardan Cemal Okan, 80’lerde film çekimlerinin neredeyse durma noktasına geldiğini ve buna paralel olarak seyircinin de salonlardan ayağını çektiğini belirtti. Sinemalarda izlenecek film bulmanın 2000 öncesinde çok zor olduğuna değinen Okan, bu durumun 2000 sonrası süreçte tersine döndüğünü ve 2015 sonrasında da zirveye ulaştığını ifade ederek değerlendirmesini şu cümlelerle yaptı: “Bir zamanlar sinemada izleyecek filmler bulamıyorduk fakat 2015’ten sonra çok fazla film üretimi olmaya başladı. Sene içinde 180’e yakın film çekiliyor ve bu da ortalamanın bir hayli üzerinde. Ülkemizdeki sinemalarda ortalamaya vurduğumuzda 6,5 sinema salonu buluyor. Her hafta ortalama 10 filmin vizyona girdiğini düşündüğümüzde otomatik olarak 3,5 film dışarıda kalıyor. Bu durum da yapımcıların sadece film çekmekten ziyade piyasa araştırması yapıp gerekli koşulları sağladıklarında bu işe girmesi gerektiğini gösteriyor”.

“Koronavirüsten Dolayı Sektör Olarak Önümüzü Göremiyoruz”

Tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüsten dolayı ülkemizde sinema sektörünün karşı karşıya kaldığı zorluklar hakkında önemli değerlendirmeler yapan Cemal Okan, önümüzdeki süreçte nelerle karşılaşacağımız hakkında şu açıklamaları yaptı:Bizler adına her şey güzel giderken koronavirüsten dolayı sinemaların uzunca bir süre kapalı kalması sektöre büyük darbe vurdu ve seyircimizin büyük çoğunluğunu kaybettik. Koronavirüs sektöre çok büyük zarar verdi ve bu süreçten dolayı şu an için sinemada önümüzü göremiyoruz. Sektör şu an için sinemaların yavaş yavaş açılmaya başlamasıyla yeni yeni nefes almaya başlıyor. Biz kendi projelerimizin neredeyse hepsini 2021 Mart-Nisan’a atmak zorunda kaldık. Elimizde şu an bitmiş sadece iki film var. Onları da vizyona sokmak için bir süre beklemek zorunda kalacağız”.

“Dijital Platformlar Biz Yapımcılar İçin Şu An Sürdürülebilir Bir Alan Değil”

Programda daha sonra pandemi döneminde uzunca bir süre kapalı kalan sinemalara alternatif olarak dijital platformların yapımcılara fayda sağlayıp sağlamadığı hakkındaki görüşleri de sorulan Cemal Okan konuya dair temkinli bir yaklaşım sergiledi. “Vizyona çıkmamış bir film için dijital platformlar bize şu an için bir fayda sağlamıyor ve hiçbir şekilde ihtiyacımızı karşılayamıyor” diyen Okan filmlerin çekim maliyetlerinin 4-5 milyon TL gibi çok yüksek olduğunu belirterek dijital platformların bu rakamları karşılayamadığı için şu an sürdürülebilir bir alan olmadığını söyledi.

Can Okan’dan Türk Dizilerinin Yurt Dışına Açılma Macerası

Programın diğer konuğu Can Okan ile de diziler üzerine konuşuldu. Okan, Türk dizilerinin yurt dışına satışı, bu sürecin nasıl işlediği, Türk dizilerini çekici kılan ayrıntılar hakkında önemli değerlendirmeler yaptı. “Bize öncelikle hikâye ve senaryolar geliyor. Yurt dışı satışı bakış açısıyla bunları not alıyoruz. Hangisinin satışının daha rahat ve kârlı olacağına inanıyorsak onlarla yola devam ediyoruz” cümlelerini kullanan Okan, işin yurt dışı ayağı hakkında da merak edilenleri izleyenlerle paylaştı. Dizileri yurt dışına pazarlamak için uyguladıkları stratejileri paylaşan Okan zorlu süreci şöyle anlattı: “Dizileri pazarlamak için çeşitli içerik fuarları ve marketlerine katılıyoruz. Dizilerimizi en iyi şekilde karşı tarafa sunmak için ekip olarak öncesinde çok iyi hazırlanıp o gün ise gösterişli stantlar kuruyoruz. Her yerde ilanlarımız çıkıyor ve yoğun tanıtım çalışmaları düzenliyoruz. Sabahtan akşama dek işlerimizi satmak için toplantıların ardı ardına sıralandığı bir gün yaşıyoruz. İçeriklerimizi anlatıp satış yapmak için elimizden gelen gayreti göstermek zorundayız ve bu durum hiç de dışarıdan göründüğü gibi kolay değil”.

“Dünya Bizim Tarzımıza Alıştı”

Türk dizilerinin yurt dışına dağıtımında Türk yapımcıların elini güçlendiren önemli kozların olduğuna da değinen Can Okan, yurtdışında Kıvanç Tatlıtuğ, Beren Saat, Engin Akyürek, Neslihan Atagül Doğulu ve Burak Özçivit gibi çok tanınan Türk oyuncularının olduğunu ve bu isimlerin popülerliğinin de dizilerin yurt dışına satışında önemli pay sahibi olduğunu vurguladı. Okan ikinci önemli faktörü de şu cümlelerle anlattı: “Yabancı izleyiciler önceden bizim dizilerimizin uzun süreleri ve sahnelerini yadırgardı ama bu eleştiriye rağmen biz kendi yolumuzdan sapmadan devam ettik. Böyle olunca da bizim yerimize onların bakış açısı değişti ve bizim dizilerimize alıştılar. Hatta yabancıların da dizi izleme alışkanlığını değiştirdiğimizi söyleyebilirim”. Türk dizilerinin başarılarının bunlarla sınırlı kalmadığını örnekleyen Okan, Kadın dizisinin İspanya’da çok ilgi gördüğünü ve yayınlandığı kanaldaki gösteriminin yoğun ilgiden dolayı haftada birden üçe çıktığını söyleyerek daha önce böyle bir olayla hiç karşılaşılmadığını sözlerine ekledi. Bunun yanı sıra Kara Sevda’nın da Uluslararası Emmy alıp ABD’de televizyonda gösterilmeye başlanmasıyla Türk dizilerinin ABD televizyonlarına da giriş yaptığını ve bu durumun kendilerini çok memnun ettiğini ifade etti.

“Saygı Dizisi Ekim Sonu Seyirciyle Buluşuyor”

Programın sonlarında Inter Medya’nın yeni projesi olan ve başrolünde Ercüment Çözer karakterine hayat veren Nejat İşler’in yer aldığı “Saygı” dizisi hakkında da bilgiler veren Can Okan, seyirciyi eğlendiren fakat aynı zamanda düşünmeye iten de bir işin ortaya çıkacağını belirtti. Hikayesi ve oyunculuklarıyla “Saygı” dizisinin önümüzdeki sürecin iddialı dizilerinden biri olacağını ifade eden Okan, dizinin Ekim ayı sonunda BluTV’de seyirci ile buluşacağını ifade etti.

Senaryo Sohbetleri’nden Sezon Finali

Yönetmen Bora Talat Oyacı’nın moderatörlüğünü yaptığı ve TÜRSAK Vakfı’nın YouTube kanalında pandemi sürecinden bu yana sinemaseverler ile buluşan “Senaryo Sohbetleri” programı dün akşam 30. bölümüyle sezon finali yaptı. İlk bölümden itibaren birçok ünlü ismi ağırlayan ve seyirciler tarafından beğeniyle izlenen programın yeni bölümleri Eylül ayından itibaren yine her Çarşamba saat 21.00’da TÜRSAK Vakfı’nın YouTube kanalında canlı olarak seyircisiyle buluşacak. Yeni dönemde de izleyenlerin hoşça vakit geçirirken birçok şey öğreneceği iki farklı proje de TÜRSAK Vakfı YouTube kanalında sinemaseverlerin beğenisine sunulacak.

Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı