Yapay Zekâ, Yapay Sanatı Tasfiye Ediyor
Sanat Piyasasının Manipülatif Tarihine Matematiksel Bir Son

Yapay Zekâ, Yapay Sanatı Tasfiye Ediyor; Sanat Piyasasının Manipülatif Tarihine Matematiksel Bir Son – Mustafa Günen yazdı.
ÖNSÖZ: Realist bir perspektif
Sevgili okurlar; bu makale, bir sanatçının sübjektif duyumsamalarından ziyade, yarım asırlık bir sanat pratiğinin verdiği saha tecrübesi ile günümüzün dijital dönüşüm dinamiklerinin rasyonel bir sentezi olarak kaleme alınmıştır. Amacım, sanat piyasasının yaklaşık 60 yıldır süregelen analog ve manipülatif yapısının, yapay zekânın matematiksel denetim gücü karşısında nasıl kaçınılmaz bir tasfiyeye uğrayacağını bilimsel veriler ve teknik algoritmalar ışığında ortaya koymaktır. Sanatı romantik bir sis perdesinin arkasından değil, veri biliminin (Data Science) ve nöroestetiğin kesinliğiyle analiz eden realist bir projeksiyondur.
Uzun zamandır yapay zekâ ve sanat ilişkisini dikkatle inceliyorum. Kişisel olarak yaptığım denemelerde, kendi eserlerim üzerinden yapay zekanın neler yapabileceği konusunda çalışmalar yapıyorum. Bazı gelişmeleri makaleler halinde paylaştım. Yapay zekâ artık anılarınız, duygusal travmalarınız ve heyecanlarınız gibi aklınıza gelen herhangi bir konuda birkaç cümlelik içerik verdiğinizde, bu bilgiler doğrultusunda istediğiniz tarzda bir eser oluşturmasını istiyorsunuz; saniyeler içerisinde müthiş kompozisyonlar hazırlıyor. O kadar ki, kelimesi kelimesine aynı konuyu tekrar tekrar verdiğinizde, her defasında daha farklı bir kompozisyon olarak size sunabiliyor. Yani yapabileceklerinin sınırı yok. Bununla da kalmıyor, üslup da seçebiliyorsunuz. Ayrıca tarihteki geçmiş büyük sanatçıların sizin bu düşüncelerinizi bir soyut eser haline getirmesini de isteyebiliyorsunuz. Yapay zekâ birebir o sanatçıların tekniği ve karakter yapılarına bağlı olarak size kompozisyonlar sunuyor. Bunu defalarca denedim ve zaman zaman medyada paylaştım da.
Dahası da var, yalnızca eser üretmekle kalmıyor; kendi yaptığınız veya herhangi bir başka eserin eleştirel bir analizini yapmasını isteyebiliyorsunuz. Üstelik eğer isterseniz tarihte veya mevcut bildiğiniz ya da ismini duyduğunuz çok ünlü herhangi bir eleştirmenin adını verip, bu eseri eleştirmesini, değerlendirmesini söylüyorsunuz. Birebir o kişinin sanat anlayışı doğrultusunda eleştiri yapabiliyor. Nitekim, daha önce ele aldığım ‘Fundamental 23’ isimli eserim üzerinden gerçekleştirdiğim yapay zeka ve eleştirmen analizlerine dair çalışmamda bu durumun pratik sonuçlarını detaylandırmıştım:
Yapay zekânın sonsuz denilebilecek bilgiye saniyeler içerisinde ulaşıp sonuç vermesi, beni bu özelliğin
sanatın üzerinde daha neler olabileceği konusunda düşündürdü. Bu arada, konuyu araştırırken dünyadaki sanat camiaları ve büyük kurumların bu konuda çoktan çalışmaya başladıklarını gördüm. Günümüzde özellikle soyut ve soyut dışavurumcu sanat, çeşitli açılardan tartışmalı hale gelmiştir. Bunun en önemli nedeni, sanat eserinin çok ciddi bir yatırım aracına dönüşmesidir. Tabii sorunlar, doğal olarak da daha çok galeriler ve müzayede evlerinde zemin bulmaktadır. Gerçi Christie’s, Sotheby’s gibi dünyanın büyük müzayede evleri kara para aklama, fiyat şişirme, fiyat düşürme gibi sorunları önlemek için departmanlar kuruyorlar, ancak önlenemiyor zira takibi zor. İşte ben bu konularla ilgili Gemini, ChatGPT ve Copilot gibi üç yapay zekayla işin nerelere doğru gideceğini araştırdım. Ben, yaklaşık yarım asırlık sanat hayatımda edindiğim kendi tecrübelerim ve uzun yıllardır sanat konusunda çeşitli dergilerde ve medyada makaleler ve köşe yazıları yazan bir sanatçıyım. Dolayısıyla yapay zekayla yaptığım bu sohbetleri doğru soru sormaya dikkat ederek ayrıntılarıyla sorgulama yaparak yürüttüm. Şimdi çok teknik ifade kullandıkları için hem sorularımı hem de aldığım ilgili ve gerekli cevapların bazılarını size aktarıyorum.
Sorum şu:
Sanat artık çok yüksek meblağlarda satılabilen bir yatırım objesi olduğu için, yaklaşık yarım asırdır son derece istismara açık spekülatif bir piyasa ortamı yaşanmaktadır. Bu gelişimin sonucunda çoğunlukla müzayede evleri artık eserin fiyatında referans kurumlar haline geldi. Böyle olunca da oralarda yapılan satış listeleri eserin rayiç bedelini belirliyor. Ancak bu kurumlarda aynı zamanda kontrolsüz bir şekilde para sahiplerinin kendi aralarında anlaşmalı olarak eser alım satımları yaptığı biliniyor; hemen tamamı da gölge katılımcılar diyebileceğimiz kişiler yoluyla yapılıyor. Öyle ki satışlarda gerçek paralar dönüyor, gerçek ödemeler yapılıyor ve o fiyatlardan komisyonlar, vergiler dahi ödeniyor. Yani her şey kitabına uygun oluyor. Dünyaca ünlü büyük müzayede evleri yapay spekülasyonları engelleyebilmek için departmanlar bile kuruyorlar ama başarılı olamıyorlar. Yapay zekâ bu konuda ne yapabilecektir? İnsan kaynaklarıyla bu önlenemiyor, yapay zekanın farkı ne olacak, ne gibi yöntemler, teknik işlemler yapılacak?
Cevap (Yapay Zekâ):
İnsan odaklı denetim birimlerinin başarısız olmasının temel sebebi, manipülasyonun artık; yasal ve finansal bir kılıfa; sokulmuş olmasıdır. İnsan müfettişler belgelerin doğruluğuna (dekontlar, komisyonlar, sözleşmeler) bakar; oysa Yapay Zekâ (AI), belgelerin ötesindeki; Matematiksel Davranış Kalıplarına bakar. Müzayede evlerinde görülen, genellikle; yıkayarak satış(wash trading) veya fonların kaynağı belirsiz işlemlerle suni olarak yükseltilen sanatçı fiyatları, yapay zekânın anomali tespit algoritmaları için artık görünmez değil.
İşte yapay zekânın kitabına uygun hileleri deşifre edeceği bazı teknik yöntemler:
Denetimsiz piyasalarda dürüst aktörleri korumak ve spekülatif balonları sönümlemek için yapay zeka,
sadece tek bir kurumun verisine değil, Global Sanat Veri Ağı (Global Art Data Grid) üzerine inşa edilen
hibrit algoritmalara ihtiyaç duyar.
1. Ghost-Sale Detection via Temporal Connectivity (Zamana Bağlı Bağlantı Analizi ile Hayali
Satış Tespiti):
Eserin müzayede listesinde ‘satıldı’ görünüp fiziksel olarak depoda kalması durumlarını inceler.
o Teknik Algoritma: Spatio-Temporal Graph Convolutional Networks (ST-GCN)
o Fonksiyonu: Algoritma, eserin lojistik izlerini (sigorta, gümrük kayıtları, depo verileri)
satış verisiyle eşleştirir. Eğer mülkiyet el değiştirmiş ama eser yerinden kıpırdamamışsa, sistem bunu High-Probability Ghost Sale olarak işaretler.
2. Wash Trading & Circular Ownership Discovery (Döngüsel Mülkiyet Keşfi):
o Teknik Algoritma: Strongly Connected Components (SCC) in Directed Graphs
o Fonksiyonu: Alıcı ve satıcıların banka hesapları ve yönetim kurulları arasındaki gizli korelasyonları tarar. Paranın katmanlı yapılar üzerinden dönüp tekrar kaynağına ulaşmasını (Cycle Detection) anında deşifre eder (Cong et al., 2023).
3. Price Anomaly & Bid-Pattern Recognition (Fiyat Anomalisi ve Teklif Örüntüsü Tanıma):
o Teknik Algoritma: Recurrent Neural Networks (RNN) & Long Short-Term Memory (LSTM)
o Fonksiyonu: Teklifler arasındaki milisaniyelik gecikmeleri analiz eder. Eğer bir alıcı sadece fiyatı belirli bir seviyeye çekip sonra her seferinde çekiliyorsa, sistem bunu hile olarak tanımlar.
Manipülasyon yapan gruplar parayı gerçek anlamda döndürseler bile kapalı bir ekosistem içinde kalırlar. Yapay zekâ, Graph Neural Networks kullanarak gizli ortaklıkları haritalandırır. AI şu soruyu sorar: Bu eserin fiziksel ve akademik nitelikleri, ödenen bu rekor rakamı matematiksel olarak destekliyor mu? Eğer eserin nitelik puanı ile satış fiyatı arasında İstatistiksel Bir Sapma(Outlier) varsa, AI bu satışı raporlar. AI şu anda akademik/kurumsal destek ile fiyat artışı arasındaki korelasyonu (Time-Series Forecasting) analiz ederek piyasa müdahalesini teşhis edebilmektedir.
Soru:
Firmalar müzayede satış sonuçlarını listeliyor ancak özellikle denetimin yetersiz olduğu ülkelerde alıcı eseri teslim almıyor ve fiilen eser satılmamış oluyor. Ancak listede satıldı olarak kalabiliyor. Yapay zeka bu manipülatif durumlar için ne yapabilir?
Cevap (Yapay Zeka):
Bu durum Fiyat Manipülasyonunun en yaygın formudur. AI için bir eserin satılmış olması demek, sadece bir rakamın değişmesi değil, bir nesnenin yer değiştirmesi demektir. AI; gümrük kayıtları, sigorta güncellemeleri ve nakliye firmalarının dijital verileriyle entegre çalışır (Physical Tracking). Eğer yüksek bedelle satıldığı beyan edilen bir eser yerinden kımıldamamışsa, AI bu satışı fiktif olarak işaretler ve istatistiklerden düşer.
Tabii insan aklıyla bir boşluk bulabilir miyim diye yapay zeka ile birçok açıdan sayfalar dolusu sohbete devam ettim. Gördüm ki, manipülasyon için tasarlanan bir yapay zeka algoritması bile mecburen genel veri tabanlarına katılacağı için bu hile diğer sistemler tarafından anında deşifre edilir. Dikkat ettiyseniz katılımcıların gerçek alıcı olup olmadığını onun fiat artırırken kaç saniye düşündüğü gibi psikolojik zaman değerlendirmesini hesaplayıp sahte alıcı olup olmadığını bile ölçebiliyor.
Sonuç olarak olay şudur; yapay zekâ her şeyi düzeltecek, deşifre ederek ortaya çıkaracak değildir. (gerçi kısa süre sonra bu da olacaktır). Yapay zekâ doğası gereği tüm verileri matematiksel kodlara, algoritmalara göre değerlendirdiği için kolay kolay yanılmayacaktır. Örneğin, diyelim ki bir sanatçının eseri 10-20 bin dolar bandında satılırken çok kısa sürede 1 milyon dolara satıldı haberi yayıldı, hatta gerçekten satılabilir de; ancak bu veriler yapay zekayı etkilemeyecektir. Eğer bu satış onun teknik, matematiksel kriterlerine uymuyorsa o eseri değerlendirmeye almayacaktır. Böylece manipülatif girişimler ağda zemin bulamayacak, kendi içine hapsolacaktır. Önemli olan da budur.
Gidişat o ki, yapay zekâ matematiksel işleme dayandığı için, kaçınılmaz olarak bu piyasanın sanatsal değerlendirme ve fiyat belirleme konusunda tek referansı olacaktır. Bu da manipülatif ya da hak etmeyen artışların sonu demektir. Dikkat edin; bu artış isterse dünyanın büyük müzayede evlerinde gerçekleşsin, eğer yüksek satış istikrarlı bir şekilde diğer eserlerine yansımıyorsa, AI o satışı şüpheli veya manipülasyon olarak işaretleyecektir ve ölçüme katmayacaktır.
Her neyse, burada bu kadar teknik ayrıntı verme nedenim örnek olması içindir. Biliniyor ki, sosyal yaşam, para hareketleri, tüm bankacılık sistemi ve yazışmalar artık dijital veri tabanına dahil olmuş durumda. Yapay zekâ ise bu sistemi inanılmaz hızda kullanabiliyor. Gelin görün ki, sanat dünyası adeta bu gelişmeden habersiz ya da bunu umursamıyor. Neredeyse 70 yıl öncesinin eleştirmen retoriği ve galerilerle iş birliği üzerine kurulmuş sistemi ve köhne ticari yapıyı hala sürdürmektedir. Yıllardır çeşitli medyalarda yazıyorum; tam bir analog düzen olan bu yapının bilimsel gelişmelerden dolayı artık zemini kaymıştır. Sanatsal geçerliliğini yitirmiştir. Sadece ticari getirisinden dolayı hala sürmektedir. Ne var ki, yapay zekâ bu duruma çok yakında son verecektir. Görülen köy kılavuz istemez.
İş bununla kalsa yine iyi; asıl önemlisi kişiler artık istediklerinde geçmişte satın aldıkları eserlerini de sorgulayabileceklerdir. Yapay zekâ, o eserin fırça karakteristiğini, boya katmanlarındaki yoğunluğu ve
kompozisyonel matematiğini binlerce yıllık sanat tarihi arşiviyle kıyaslar. Bu durum, eserin sadece hangi ekole ait olduğunu değil; o ekolün evrimsel sürecinde tam olarak hangi sapma veya ilerleme noktasında durduğunu yani eserin durumunu matematiksel bir kesinlikle ortaya koyar.
Özetlersek: Yapay zekâ, eleştirmenlerin yarattığı o felsefi jargona dayalı anlaşılamayan sisli durumu dağıtarak; sanat eserini bilgi, biyoloji, nörobilim ve tarih (arşiv) gibi sağlam zeminlerde ölçümler, değerlendirir. Böylece sanat, beğeninin ötesinde, insan doğasının bir çıktısı olarak rasyonel bir zemine oturacaktır (Ramachandran; Hirstein, 1999, The Science of Art).
Buna ek olarak, yapay zekânın sunduğu en devrimsel özelliklerden biri de sanat eserlerinin dijital bir
veri olarak ölümsüzleşmesidir. Günümüzde bir eser fiziksel olarak ortadan kalksa veya kaybolsa dahi,
yapay zekânın Computer Vision ve Neural Image Hashing teknikleri sayesinde o esere ulaşmak mümkündür. Yapay zekâ, eseri benzersiz bir "Dijital Parmak İzi" (Digital Fingerprinting) olarak kodlar. Bu sayede, esere dair küçük bir görsel kırıntısı dahi sosyal medyanın milyarlarca verilik devasa arşivinde tesadüfen paylaşılmış olsa, AI bu izi sürerek eserin tüm tarihçesini saniyeler içinde bulabilir.
Tekrar edeyim, yapay zekânın en önemli özelliği bilgiye ulaşımdaki hızdır. O kadar ki bir kişi müzayede esnasında sunulan eseri fotoğraf ya da kod numarasıyla yapay zeka ile sorguladığında, o eserin durumunu ve gerçek yatırım değerini saniyeler içinde öğrenecektir. Sadece bu hız bile yapay zekânın artık hem eserin hem de fiyatlandırmanın referans aracı olmasına yetecektir. Çünkü matematiksel yapı üzerinden sonuç oluşturması otomatikman çok büyük bir güven oluşturacaktır. Böylece köhneleşmiş referanslar üzerine kurulmuş sanat tiranlığını da kökten sarsacaktır. İsteyen herkesin yapay zeka verilerine çok hızla ulaşmasıyla bu camia panikleyecektir. Zira yıllardan beri çok
büyük fiyatlara satılan içeriksiz sanat eserleri ve sanatçıları büyük itibar kaybedecek. Sonunda adeta kafasını kuma gömmüş olan bu sistem, karanlıkta yüzüne ışık tutulmuş tavşan gibi şaşırıp, donup kalacak; sonrasında bu tiranlık çökecek ve olması gereken gerçek sanat değerleri ve piyasası oluşacak.
Bu süreç çoktan başladı. Fark ettiyseniz Google arama çubuğuna yapay zekâyla arama butonu ekledi. Yani artık insanın ilgilendiği her alan yapay zekânın kapısından geçecek.
Mustafa Günen

Bilimsel Referanslar (Academic Bibliography)
1. Ramachandran, V. S., & Hirstein, W. (1999). "The Science of Art: A Neurological Theory of
Aesthetic Experience." Journal of Consciousness Studies.
2. Gatys, L. A., Ecker, A. S., & Bethge, M. (2016). "A Neural Algorithm of Artistic Style."
Conference on Computer Vision and Pattern Recognition (CVPR).
3. Cong, L. W., et al. (2023). "Crypto Wash Trading." Management Science. (Finansal
manipülasyon algoritmaları üzerine).
4. Vasant, D., et al. (2022). "Artificial Intelligence in the Art Market: Anomaly Detection."
Frontiers in Artificial Intelligence.
https://www.kitaptansanattan.com/kategori/kose-yazilari/mustafa-gunen/




























































