SANATTANSÖYLEŞİ

Aksel Siva: ‘Yüzler, Renkler Ve Uzaklarla Hayata Yeniden Dokunuyorum’

Söyleşi: Elif Doruk

Aksel Siva:
‘Yüzler, Renkler Ve Uzaklarla Hayata Yeniden Dokunuyorum’

Aksel Siva’nın ilk kişisel fotoğraf sergisi “Yüzler, Renkler, Uzaklar” Piramid Sanat’ta açıldı.
Ülkemizin önemli nöroloji profesörlerinden olan Prof. Dr. Aksel Siva’nın fotoğraf yolculuğu, ilk bakışta çok doğal, tesadüflerle gelişmiş gibi görünse de aslında içten gelen bir tutkunun dışa vurumu olmuş.
Sadece mesleki çalışmalarında değil, fotoğraf sanatçısı olma yolunda da ‘insan’ı odak merkezine alan Aksel Siva, bu röportajımızda hem sanatseverlere hem meslektaşlarına önemli mesajlar veriyor.

KitaptanSanattan.com / Elif Doruk

Aksel Siva: 'Yüzler, Renkler Ve Uzaklarla Hayata Yeniden Dokunuyorum'

  • Sanat dünyasında önemli bir yere sahip, önemli sanatçılar çıkarmış bir mekânda serginizi açtınız. Bu serginin doğuş, planlanma ve kurulum sürecini kısaca anlatır mısınız?

Hepsi arka arkaya gelen tesadüflerle oldu. Ana mesleğim dışında ‘fotoğraf’, benim aşk ile sevdiğim bir uğraşım. Fotoğrafa tam olarak ne zaman başladım diye kendi kendime sordum ama bunun tam cevabını bilmiyorum. İlk defa ‘bilinçli şekilde bakmaya’ başlayarak çekmem çok ama çok amatör olarak 2012 yılında Hindistan’da mesleki nedenle olan bir davetin ardından benim o Kuzey’in kutsal üçgeni dediğimiz Jaipur, Agra, Delhi şehirlerini dolaşmak istememle başladı. Bu seyahatte fotoğraf çekmeyi ne kadar sevdiğimi daha çok fark ettim ve ondan sonra olabildiğince fotoğrafa zaman ayırmaya çalışarak, yakın arkadaşlarımla birlikte fotoğraf gezilerine çıkarak kendimi geliştirmeye çalıştım. Ev halkı hep bir sergi aç diyorlardı. Ben kendimi hiç öyle sergi açacak boyutta görmüyordum. Hâlâ da soru işaretlerim var. Sonra yaklaşık iki yıl önce Kırk Haramiler olarak bilinen sevgili Muammer Yılmaz’la biraz çalışayım, daha profesyonel birisinden öğreneyim istedim. Ve Muammer, çalışmaya başladıktan bir süre sonra daha önce çekilmiş fotoğraflarımı da görünce “Sana bir sergi açalım.” dedi. Önce biraz çekindim ama sonra ”nerede açacağız?” diye birkaç yer sorguladık, pek olumlu bir sonuç almadık. Sonra bir diş hekimi profesör sevgili Selim Ersanlı’nın yanında Sibel Baykam ile tanıştık. Selim de benim fotoğraf merakımı biliyordu ve orada bahsetti. Sevgili Sibel Baykam da sıcak baktı ve Bedri Baykam ve ekibi ile tanışmam böyle oldu. Hiç unutmuyorum; önce tanıştık, sonra fotoğraflara bakılacaktı ve bakmaya başlamadan önce Bedri Baykam çok açık olarak “Fotoğraflarınıza bakacağım, buranın belli bir anlayışı var, uyarsa tabii ki ama değilse sana başka bir yer buluruz.” dedi çok nazik olarak. Fakat sonra anlaşılan onlarda beğendi ki bugüne geldik.

  • “Yüzler, Renkler, Uzaklar” başlığı çok katmanlı çağrışımlar içeriyor. Bu üç öğe sizin için ne ifade ediyor ve bu temaları bir araya getirme fikri nasıl oluştu?

İnsanı da doğayı da çok seviyorum. Dolayısıyla da insanı da doğayı da fotoğraflamayı çok seviyorum. Ve tabii ‘insan ve doğa’ renklerdir zaten. Yine sanıyorum 2018 olabilir; Kıbrıs’ta yine Nöroloji Okulu dediğimiz mesleki bir toplantının açılışında kongrenin başkanı, benden ve bir başka nörolog arkadaşım Taşkın Duman’dan bir fotoğraf gösterisi yapmamızı istediler. O zaman aklımda bunlar vardı; ”yüzler, renkler, uzaklar”. Taşkın’ın da hoşuna gitti. Zaten çok uzun zamandır fotoğraf gezilerinde de yol arkadaşımdı kendisi. Ve o günden bugüne de dostlar arasında yaptığım gösterilerde de hep bu ismi kullandım. Ve de bu isimle çok bütünleştim. Benim sanırım fotoğraf anlayışımı çok iyi ifade ediyor ve yansıtıyor. Sergide de görüldüğü gibi yüzler, uzaklar var ve hepsi renk dolu…

Aksel Siva: 'Yüzler, Renkler Ve Uzaklarla Hayata Yeniden Dokunuyorum'

Aksel Siva:
”Fotoğrafa gittiğim zaman bambaşka bir aşk ile doluyorum.”

  • Fotoğraflarınızda coğrafi çeşitlilik dikkat çekiyor. Bu kareleri seçerken nelere dikkat ettiniz? Sergideki seçkiyi oluştururken duygusal ya da tematik bir yol haritanız var mıydı?

Her yerde fotoğraf güzel çekilir. Her yerde çok güzel doğa da var insan da var. Ama bazı yerlerde bu olanaklar daha fazla. İnsanları fotoğraflamak bazı ülkelerde bazı kültürlerde daha kolay. Bazılarında ise çok zor. Dolayısıyla fotoğraf gezilerimizi oluştururken başka bir grupla değil, kendimiz oluşturuyorduk. Çoğu zaman da ben kendim oluşturuyordum. Ve bu durum arkadaşlarımın da çok hoşuna gidiyordu. Dolayısıyla bazen Güney Amerika, bazen Afrika, bazen Güney Doğu Asya; buralara bağımsız fotoğraf gezileri oluşturuyordum ya da bir mesleki toplantı o bölgelerde oluyorsa onun ardından biz gruptan ayrılarak bir hafta on gün geziye gidiyorduk. Hatta hatırlıyorum 2020 yılında tamamen bağımsız olarak Etiyopya’ya gittik. Hatırlıyorum şubat ayıydı. Biz oradayken pandemi patladı. Döndüğümüz zaman kapanmak durumunda kaldık. Ondan sonra maalesef pandemi nedeniyle iki sene kadar seyahatler kısıtlandı. Fakat maalesef benim kabahatim, benim tercihim diyeceğim akademik ve bilimsel çalışmalarım beni biraz kısıtlıyor. Fotoğraf gezilerini istediğim kadar özgürce yapamıyorum. Ama olabildiğince de zorlamaya çalışıyorum. Ama şunu da eklemek isterim; fotoğrafa gittiğim zaman bambaşka bir aşk ile doluyorum.

Aksel Siva: 'Yüzler, Renkler Ve Uzaklarla Hayata Yeniden Dokunuyorum'

  • Fotoğraf sizin için bir belge mi, bir anlatım aracı mı, yoksa bir kaçış mı? Bu sergideki işleri üretirken hangisi daha baskındı?

Belki biraz hepsi. Çünkü fotoğrafı çekerken deklanşörün arkasında bambaşka bir hisle doluyorum ve bazen öyle bir doğa ya da yüz yakalıyorum ki kendimi kaybediyorum. Çektiğim karenin sayısını unutuyorum ama bu beni o kadar mutlu ediyor ki… Dolayısıyla gerçekten bir kere bana bir anlam veriyor. Kültürleri tanımamı, insanları biraz daha fazla tanımamı sağlıyor. Kaçış lafını sevmiyorum ama gerçekten akademik yaşantımın yorgunluğunu büyük bir şekilde gideriyor, rahatlatıyor. Dolayısıyla hepsi var. Gittiğim zaman anılarla dönüyorum. Birçok şeyi öğrenmiş olarak dönüyorum. Yaşım ileri ama öğrenmekten inanılmaz mutluluk duyuyorum. Ve fotoğraf bunu da bana sağlıyor. Hem kültürleri, coğrafyaları, insanları ve davranışları da bana öğretiyor. Hep dediğim gibi fotoğraf benim için bir aşk.

Aksel Siva: 'Yüzler, Renkler Ve Uzaklarla Hayata Yeniden Dokunuyorum'

‘Çektiğim fotoğrafların bende oluşturduğu hisleri yazdım’

  • İzleyiciler bu sergiden nasıl bir ruh haliyle ayrılmalı sizce? Sergi, sadece estetik bir deneyim mi yoksa bir mesajı, bir çağrısı var mı?

Tabii ki herkes baktığı fotoğraf kendisinde ne uyandırıyorsa önemli olan o. Ben bir şeyler uyandırabiliyorsam, fotoğraflarım aracılıyla insanları bir yerlere götürebilirsem duygu, düşünce katarak çok önemli. Bu fotoğraflarımın altında bana ne ifade ettiği yazmıyor ama öyle bir kataloğum var. Belki bunu bir kitap haline getirebilirim. Bu sergiyi oluştururken çoğu fotoğrafım için o sırada belki ya da o andan bugüne kadar olgunlaştırdığım hislerimi kaydettim, yazdım. Bunlar bazısında bir iki cümle iken bazısında uzun paragraflar oldu. Belki zamanı geldiğin de o fotoğrafların bende ne iz bıraktığını okuyabilirler ve kendilerinde de ne iz bıraktığını karşılaştırabilirler. Ve böylece de birbirimizi de birebir tanımasak da tanımış-anlamış oluruz.

  • İlk bakışta tıpla ilgisiz gibi duran bu sergi, aslında bir nöroloğun gözünden görsel hafıza ve duygusal katmanları mı ortaya koyuyor? Kendi fotoğrafçılığınızı nasıl tanımlıyorsunuz?

Hiç bunu tanımlamayı düşünmedim. Fotoğrafı düşündüğüm zaman çok seviyorum ama bunu şöyle de vurgulayayım; dediğiniz gibi ben bir nöroloğum ve nörolojiyi yani yaptığım işi de çok seviyorum. Zaten bir şey üretebiliyorsanız, bu yaptığınız işi severseniz olur. Mesleğimde bir şeyler yaptım, fotoğrafta da yapmaya çalışıyorum. Sevdiğim için de herhalde bir şeyler daha yapabilirim diye düşünüyorum.

Aksel Siva: 'Yüzler, Renkler Ve Uzaklarla Hayata Yeniden Dokunuyorum'

‘Yaşadığımız bu dönem insanın merkezde olduğu anlayışından çok uzak’

  • Sizce bir nöroloğun beyin üzerine bilgisi, görsel sanatlara bakışını nasıl şekillendirir? Bir yüzü ya da bir manzarayı fotoğraflarken zihinsel süreçler açısından neler devreye giriyor olabilir?

Buna da bilinçli bir cevap verebileceğimi sanmıyorum. Ama ilgilendiğim hastalık nedeniyle çoğu hastamı izlemeye başladığım zaman onların ailesinin bir parçası oluyorum. Onlarda benim ailemin bir parçası oluyorlar. Dün aileleri ile gelen bekâr ya da öğrenci olanlar bugün eşleriyle hatta çocuklarıyla geliyorlar. Hatta çocuklarının üniversiteye başladığını izlediğim hastalarım var. Yani insan! İşte yüzler fotoğraflarımda. Ne yazık ki yaşadığımız bu dönem insanın merkezde olduğu anlayışından çok uzak. İnsan ne yazık ki sadece bir araç, bir parça, bir rakam olarak görülmeye başlandı. Belki de ‘yüzler’ bu duruma isyanımın görüntüsel karşılığı olabilir.

‘Gerçek zenginliğimiz kafamızın için de olmalı’

  • Sizin gibi bilim dünyasında köklü-önemli bir geçmişi olan bir ismin sanata da yönelmesi, genç hekim ve araştırmacılara nasıl bir mesaj veriyor sizce?

Şunu söyleyeyim; hayatta tek bir şey ile meşgul olmak sizi zenginleştirmez. Bunu maddi zenginli olarak söylemiyorum. Bu hayatta bir şey yapmak istiyorsanız, yaşamınızda kendinizi doyurmak istiyorsanız; sadece mesleğimize bağımlı olmamamız lazım. Sinemayı severim, müziği severim, okumayı severim. Zamanında şiir ile uğraştım. Kültürel yanımızın da gelişmesi lazım. Bugüne gelirsek ne yazık ki şu akıllı telefon, internet yüzünden insanlar birbirleri ile oturup konuşmayı, bir kitabın sayfalarını parmağı ile yalayıp atlamak gibi büyük değerlerin tadını unuttular. Ben eski kafalı olduğum için bundan kopamıyorum. Ama bizim gerçek zenginliğimiz kafamızın için de olmalı. Giderek robotik bir yaşama dönüyor insanlar. Yani yıllar sonra değil bugün bile resim, fotoğraf, müzik yapay zekâ ile oluşturuluyor. Peki böyle giderse bizim coşkumuz ne olacak, silinip gidecek mi?

  • Son olarak, bu serginin sizin sanat kariyerinize etkisi anlamında beklentileriniz ve bu yolda varsa hedefleriniz nelerdir?

Bu sergi beni çok cesaretlendirdi. Yaptığınızı daha geniş kitlelere açmak çok önemli bir şey. Beni çok yüreklendirdi ve kamçıladı. Bundan sonrası sağlığım ve yaşım el verdiğince daha iyisi için uğraşmaya devam edeceğim.

KitaptanSanattan.com / Elif Doruk

Aksel Siva: 'Yüzler, Renkler Ve Uzaklarla Hayata Yeniden Dokunuyorum'

Aksel Siva, ‘Yüzler, Renkler, Uzaklar’ İle Piramid Sanat’ta

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir



Başa dön tuşu