İstanbulKÖŞE YAZILARISertaç Çelik

Sahnedeki Sonsuzluk: Leyla Gencer’e Adanmış Bir Gece

Sertaç Çelik yazdı...

Sahnedeki Sonsuzluk: Leyla Gencer’e Adanmış Bir Gece – Sertaç Çelik yazdı.

Türk opera sanatının efsanevi ismi Leyla Gencer, İstanbul’da düzenlenen özel bir gecede genç sanatçıların yorumlarıyla anıldı. Aynı gecede Zeynep Oral’ın Tutkunun Romanı Leyla Gencer adlı eserinin Rusça baskısı da tanıtıldı; böylece Gencer’in yaşamı ve sanatı Rusça literatürde kendine yer buldu.

17 Mart 2026 akşamı, Alexander Kalachev’in ev sahipliğinde Rusya Federasyonu İstanbul Başkonsolosluğu tarafından Rachmaninov Salonu’nda düzenlenen anma gecesi, sanat ve diplomasi dünyasını bir araya getirdi. Gecede yalnızca bir sanatçının anısı değil, aynı zamanda kültürler arası bir köprü de sahneye taşındı.

Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuvarı öğretim elemanı Başak Büyükuğurlu’nun öğrencileri Nil Aslan, Ecem Sude Ergül ve Muhammed Gökberk Duru’nun sahne aldığı gecede, genç sanatçılara İstanbul Devlet Opera ve Balesi sanatçısı Fügen Yiğitgil piyanosuyla eşlik etti. Programın anlatımını üstlenen piyanist Dr. Amine Aygistova, sahnede icra edilecek parçaları, bestecilerini ve eserlerin yazıldığı dönemin ruhunu izleyicilere aktardı.

Wolfgang Amadeus Mozart, Gaetano Donizetti ve Georges Bizet’in eserlerinden oluşan repertuvar, 19. yüzyıl Avrupa operasının zengin dünyasını İstanbul’a taşıdı.

İlber Ortaylı Anıldı

Sahnedeki Sonsuzluk: Leyla Gencer’e Adanmış Bir Gece

Programın en duygusal anlarından biri ise kısa süre önce kaybettiğimiz İlber Ortaylı’nın anıldığı bölüm oldu. Pyotr Ilyich Tchaikovsky’nin Net Tolko Tot Kto Znal romansı eşliğinde yapılan anma, salonda derin bir sessizlik ve saygı yarattı. Fyodor Chaliapin’in Oçi Çorniye eseri ise Gencer’in siyah, yakıcı ve tutkulu gözlerine ithaf edildi.

Gecede Sadece Müzik Yoktu

Gecede sadece müzik değil, görsel hafıza da izleyiciyle buluştu. Gencer’in sahne fotoğrafları ve özel arşivinden seçilen karelerden oluşan sergi, sanatçının sahne üzerindeki zamansız varlığını yeniden görünür kıldı.

Sahnedeki Sonsuzluk: Leyla Gencer’e Adanmış Bir Gece

Zeynep Oral, Gencer’in müzik dünyasındaki eşsiz yerini şu sözlerle anlattı:

“Leyla Gencer, dünya müzik tarihine ‘La Diva Turca’ olarak geçti. Bir ekol, bir referans noktasıydı. Kaybolmaya yüz tutmuş eserleri yeniden gün yüzüne çıkararak repertuvara kazandırdı. Müzik dünyasında genç sanatçılara eşsiz bir örnek oldu. O bir öncüydü; geçmişin tozlu karanlığında unutulacak birçok opera eserini bulup repertuarına kattı. Kendi repertuarında 73 eserle bir rekor kırdı ve opera literatürüne ‘Gencareta’ tanımını kazandırdı.”

Oral, kitabın yazım sürecine dair de şunları paylaştı:

“Kitabın Türkçesini 1992 yılında yazdım. En sık sorulan soru şuydu: ‘Nereden aklınıza geldi Leyla Gencer’i yazmak?’ Benim cevabım hep aynıydı: Bugüne kadar kimse Türkiye’de Leyla Gencer’i yazmayı düşünmediğine çok öfkeleniyordum. Kitabın en zor kısmı, Gencer’in bunu kabul etmesiydi. Kendisini ikna etmek zor oldu. 4 yıl boyunca İstanbul ve Milano’da birlikte çalıştık. Kitap yayınlanınca Leyla hanım bana sık sık sayende ülkem beni hatırladı diyecekti.”

Kitabın çeşitli dillere çevrildiğini belirten Oral, “Hayatını kaybettikten sonra İngilizce, İtalyanca ve Fransızcaya çevrildi. Bugün de Rusçaya çevrilerek yayınlandı.” dedi.

Sahnedeki Sonsuzluk: Leyla Gencer’e Adanmış Bir Gece

Rusya’nın köklü yayınevlerinden Delibri Yayınları tarafından yayımlanan kitabın çevirisi Gertrude Kimeklis tarafından yapıldı. Kitap, Türkiye’de ise Cumhuriyet Kitapları etiketiyle Türkçe olarak yayımlanmaya devam ediyor.

Anma gecesine katılan isimler arasında Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel ve eşi Oya Hacer Adıgüzel, Moskova Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfı Kurucu Başkanı Ali Galip Savaşır, İstanbul Kültür Sanat Vakfı Genel Müdürü Yeşim Gürer Oymak, İKSV İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Güngör Taner, iş insanı Hüsnü Özyeğin, Nâzım Hikmet Vakfı Başkan Vekili Özcan Arca, yazar ve yönetmen Nurdan Arca, gazeteci Yazgülü Aldoğan, yönetmen Selçuk Metin ve fotoğraf sanatçısı Kadir İncesu yer aldı. Gecede ayrıca Selçuk Metin’in Leyla Gencer: La Diva Turca belgeseli de gösterildi.

Gece boyunca hissedilen özenli ev sahipliği ve zarif atmosfer, Rus kültürünün köklü misafirperverliğini yansıtırken, sanatın birleştirici gücü konuklara yalnızca bir anma gecesi değil, aynı zamanda sıcak ve içten bir kültürel buluşma yaşattı.

Zeynep Oral’ın Tutkunun Romanı Leyla Gencer kitabının Rusça baskısıyla Gencer’in yaşamı ve sanatı yeni bir dilde okurlarıyla buluştu; eser Türkiye’de ve uluslararası arenada sanatını yaşatmaya devam ediyor. Bu anlamlı geceye ev sahipliği için Rusya Federasyonu İstanbul Başkonsolosluğu’na teşekkür ederiz.

Sertaç Çelik

Kadınların En Büyük Yanılgısı: ‘Süper Kadın’ Olma Hazzı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir



Başa dön tuşu