Psikiyatrist Dr. Fahri Celal Göktulga’nın Kısa Hikâyeleri: ‘Kedinin Kerameti’
Prof. Dr. A. Didem Uslu yazdı...

Psikiyatrist Dr. Fahri Celal Göktulga’nın Kısa Hikâyeleri: ‘Kedinin Kerameti’ – Prof. Dr. A. Didem Uslu yazdı…
Psikiyatrist Dr. Fahri Celal Göktulga (1895-1975) değerli bir hekim ve kısa öykü yazarıdır. Yapı Kredi Yayınları’ndan çıkan ‘Kedinin Kerameti’ başlıklı kalın seçkisinde yıllar içinde yazdığı çeşitli hikayeler yer alır. Bunlar 1915 ile 1961 yıllarında çeşitli yerlerde basılmış, daha sonra bir arada toplanmıştır. Öykü seçkisinin en önemli özelliği de, yazarın uzun bir edebiyat üretimindeki gelişmeyi ve değişim/dönüşümü görmektir. Bu yazıda Fahri Celal’in hekimlik mesleği üzerinde durulmayacak ama edebiyatçı yanı enine boyuna incelenecektir çünkü yazar, edebiyat tarihimiz içinde bir hikâye yazarı olarak çok değerlidir. Bu arada edebiyatı kaliteli yapan özellikler de somut bir şekilde ele alınacaktır.
Pek çok edebiyatsever veya okur için edebiyatın nitelikli ve üstün olması karar verilemez veya belirsiz görülebilir. Başka deyişle kısaca sormak gerekirse, iyi edebiyat nasıl olur veya nasıl olmalıdır?

Öncelikle, bir yazarın başarısı hakkında fikir yürütmek için tüm eserlerine bakmak gerekir. Fahri Celal’ın 46 yıllık yazarlığında gelişim çizgisi şöyle özetlenebilir:
- Fahri Celal bir yazar olarak, yarım yüzyıla yakın yazarlık deneyimi içinde büyük değişim/dönüşüm geçirmiştir. Yazarın çok farklı tarz ve üslupta hikâyeleri zaman içinde ortaya çıkmıştır. Hikayeleri her zaman sonu sürprizli ve şaşırtmalı biten ABD’li O. Henry tarzında hikâyeleri ilk yazdıkları türündedir. “Talakı Selase,” “Hırsız”, “İtiraf” bu öykülerdendir. Komik çapkınlık hikayesi “Cürmümeşhut” basit bir kurgudur. O. Henry yazarlık hayatında tutarlı bir biçimde basit ve hayrete düşüren hikayeler yazmışken, Fahri Celal’in hikayeleri gittikçe farklılaşmış ve güzelleşmiştir.
- Fahri Celal öyküleri Aziz Nesin hikâyelerinden çok daha başarılıdır çünkü hem dili çok seçkin, hem de kurgusu derinliklidir. Aziz Nesin kolaycı, pratik ve yanlıdır. Öte yandan (s. 178) “Simit” hikâyesi Aziz Nesin’e benzer. Bir enişte 168, ifşa, (171)
- Fahri Celal deneysel bir yazardır. Kurgu türü dışında, çeşitli dil oyunları ve deneylere de girmiştir. Örneğin bir hikâyesindeki Türkçe anlaşılmaz veya zor anlaşılırdır. Yazar bu hikâyede okuruylla şakalaşmış, hem de Türk dilinin eski hallerini göstermiştir.
- Fahri Celal’in O. Henry’den başka, nitelikli bir ABD-İngiliz yazar olan Henry Jamesvari hikâyeleri de bulunmaktadır. Bunlar korku ve gizem tarzına yakındır. “Pina Menikelli” gizemli bir anlatım, “Kadın Aşkı” da puslu bir öyküdür. “Vasiyet” ise girift bir hikâyedir.
- Fahri Celal’in “Kadın Sesi” veya “Hayalet” gibi kimisi mizah dolu ve komik öyküleri de anılmaya değerdir. Sarhoş erkek kavgalarını anlatan “Kına Gecesi”nde Şarlo filmlerindeki mizah tadı bulunur.
- Başka bir tarzda, yani trajik öç hikayesi “Salgın” yazarın pek çok edebiyat dalında yazabildiğini gösterir. Başka bir edebiyat şekliyle, merak ve heyecan içindeki dedektiflik tarzındaki “Elmas” öyküsü de vardır.
- Fahri Celal’in tasvirleri mükemmel ve yarattığı atmosfer sürükleyici olduğu için yazarlığı çok başarılı ve harikadır.
- Fahri Celal uzun cümleleri ve tatlı benzetmeleriyle durumları çok iyi ifade etmiştir. “Devairi İşgal” öyküsündeki erkek, 52 yıl devlet dairelerinde çalıştıktan sonra boşlukta kalır. Bu hikayede anlatım çok güzeldir. Kısacası, dil ve kurgu kalitesi at başı gitmektedir.
- Fahri Celal Türk toplumunu çok iyi tanımaktadır. Öykülerindeki felsefe, psikoloji ve sosyoloji Türk toplumunun gelişmesini anlatır ve hatırlatır. Osmanlı toplumundaki iyilik severliği “Çile” hikâyesinde (178) çok güzel anlatır.
- Anılan seçkideki hikâyelerin çoğu İstanbul’da ve çeşitli kesimlerden insanların yaşamında geçmektedir. Kısaca Fahri Celal için İstanbul yazarıdır diyebiliriz.
- Yazarın kelime ve deyim haznesi çok geniştir. Öte yandan kendisi de ilginç kelimeler icat etmiştir: yengeçleniyor (s. 78). Benzetmeleri de müthiştir. (s. 109)
- Fahri Celal edebiyat tekniklerini denediği gibi yeni üslup buluşlarıyla kaliteli öyküler yazmıştır. Örneğin “Çanakkale’deki Keloğlan” uzun hikâyesi, hikâye içinde hikâye gibidir.
- Fahri Celal toplumdaki her olayı hikâye olarak ele almış, ahlakçılık yapıp sorunların üstünü örtmemiş ama ahlaka uygun görmediği konuları açıkça ve tüm gerçekçiliğiyle yazmak yerine “Frengi” hikâyesindeki gibi (s. 127) üstü kapalı geçmiştir.
- Hikâyelerdeki mekan, başka deyişle coğrafya da özenle verilmiştir.
- Fahri Celal toplumun her kesimindeki insanı gözlemiş ve yazmıştır. Osmanlı imparatorluğu sınıflı bir toplum olmadığı ve aristokratik sınıfı bulunmadığı için her kesimi ele almıştır. Kibar ve eski İstanbul insanları “Eldebir Mustafendi” hikâyesinde (s. 163) anlatılır.
Sonuç:
Fahri Celal Göktulga İstanbullu ve İstanbul’u anlatan bir yazardır. Çoğunlukla ben anlatım kullanan bir anlatıcıdır. Farklı edebiyat tarzları ve dil kullanımlarını denemiştir. Neredeyse her öyküsü farklı bir üsluptadır. Dr. Fahri Celal Göktulga’nın (1895-1975) Yapı Kredi Yayınları’ndan çıkan Kedinin Kerameti hikâyelerini bu yazıyı okuyan tüm okurlar mutlaka okumalıdır. Alıntılar bu kitaptan verilmiştir.
Prof. Dr. A. Didem Uslu





























































