
Sanat İle İlgili Düşüncelerim – Salih Erdem Azıtmaz yazdı.
Sanatın, yıllar boyunca ve zaman içinde kişinin zihin ve duygu dünyasına hitap edilebilirliği kavramsal olarak değişiklik gösterebilir. Teoride, sanat kendi içinde bir şeyler anlatabilse de uygulamada da izleyicinin zihninde birden fazla his oluşturabilir. Bu durum düşünsel açıdan görecelidir. Kişiden kişiye göre farklılık veya benzerlik gösterebilir. Örneğin, modernizm ve post modernizm dönemlerinde yapılan çalışmaların teorik olarak açıklaması ve zihinde birtakım imgeler belirtmesi mevcuttur.
Bilinenlerden ifade edecek olursam; empresyonizm akımı sanatçılarından ‘Claude Monet’nin ‘Gündoğumu’ adlı tablosu, empresyonizm akımına dair ilk sanatsal çalışmadır. Sanatsal olarak eleştirel analizinde; hangi renklerin olduğu, döneminin ve yapılan tekniğin ne olduğu, teknik bağlamdaki yapılış aşamaları, tarzının nasıl olduğu vs. gibi sorular, araştırmalar teorik açıklamaları, anlatımları beraberinde getirir.
Sanat, düşünsel bağlamda bazen Monet’nin ‘‘Gündoğumu’ tablosundaki gibi ‘’doğanın anlık izlenimleri‘’ olarak algılanırken bazen de Duchamp’ın ‘Pisuar’ı olarak algılanır. İçinde bulunduğu dönemleri itibariyle kişinin zihin dünyasında fikir değişikliği gösterme ihtimali var eden sanatsal çalışmalar, zaman ilerledikçe teknik ve teorik açıdan geliştirilmiştir.
20. yüzyılın ortalarında ortaya çıkan postmodernist dönemin sanat akımları, ‘sanattaki teknik – teorik gelişimi’ çoğunlukla ispatlayabilecek niteliktedir. Post modernizm, modernizmi eleştirir. Yakın dönemin ve günümüzde yaşadığımız çağın gerekliliğinden yola çıkarak ifade etmem gerekirse; teknik – teorik açıdan sanat, artık ‘’tuvalin, fırçanın, boyanın, kâğıdın‘’ vb. malzemelerin dışına çıkmış ve kendi sınırlarını aşmıştır. Sanat, bir veya birden fazla materyal içinde geleneksellikten çıkarak özgünlüğe, özgürlüğe kavuşmuştur. Sanatçı, hayata dair düşüncesini, ‘’anlatmak istediği bir şeyi ya da her şeyi‘’ tuvalin, fırçanın, boyanın ve kâğıdın haricinde de teknolojik özgün kurgular ile anlatabilir, izleyicinin beğenisine sunabilir. Teknolojik özgün kurgular ile uygulanan metotlarda farklıdır. Örneğin, ‘enstelasyon sanatı’nın, teknolojik özgün kurgular ile yapılacak olan uygulamanın desteklenmesine yönelik çeşitliliği video ve ses enstelasyonu olarak bilinmektedir. ‘’Video ve Ses Entelasyonu‘’ alışılmış olan sanat pratiklerine göre farklılık gösterir. Sanat, bilinenlerin de dışına çıkmaktır. ‘’Sığ‘’ bir kalıpta, sanatsal çalışmaları oluşturmak, yapmak ve yürütmek izleyiciyi çağımızın gerekliliklerinde sıkabilir. Sanatta, netlik yoktur, ihtimaller vardır. Sebebi her ne olursa olsun, sanatta söz konusu olan ihtimaller zincirinin çözüme kavuşması için ya da kendi zihin dünyamızdaki şekliyle ihtimaller zincirini izleyiciye anlatmak için teknolojik özgün kurgular yapmak, ‘’henüz yeni başlayan ressam ya da sanatçı adayları‘’ için hazır olan teknolojik özgün kurgulardan destek almak farklılık katacak ve yapılan sanatsal işi kuvvetle muhtemeldir ki ön planda tutacaktır.
Sanat, elbette nice kültürlerden de etkilenmiştir. Kültürler, sanatın önemli bir parçasıdır. Gelenekselleşmiş algının haricinde kültürleri harmanlayarak teknolojik özgün kurgular oluşturup, uyarlayarak meraklısına yani izleyiciye zihin dünyasında duygusal – düşünsel olarak yorumlatabilmek ‘’sanattaki ustalığın‘’ başlangıcıdır. Zaten, bu ana kadar farklı kültürlerden etkilenerek günümüzde ‘’geleneksel tarzda‘’ özgün sanatsal çalışmalar üreten bir ressam ya da sanatçı adayı; bundan sonra ‘’özgün teknolojik kurgular ile kültürlerin harmanlanması birleştirerek bir bütün oluşturacak ve onu yorumlatacaksa‘’ sanatçılığındaki ustalık döneminde zirveye bir adım daha yaklaşacaktır.
Sanat, belirli bir kalıba veya maddeye sığdırılmamalıdır. Eğer, belirli bir kalıba ya da maddeye sığdırılırsa ‘’o sanat kopya bir eser olur ve özgünlük değerini kaybeder. Sanat, çoğunlukla kalıplaşmış yargıların, yargılamaların ya da klişe olmuş yorumlamaların haricinde değerleri özgün ve özgür olanı kabul eder. Sanatta, özgünlük – özgürlük esastır. Yapılmış bir sanatsal çalışmanın aynısının bir daha yapılması ‘’ teknik – teorik açıdan ‘’ doğru değildir. Sanatta esinlenmeler mevcuttur. Bir ressam veya sanatçı adayı ‘yapacağı sanatsal çalışmaların bazı kriterlerinde geçmiş ya da günümüz sanatçılarının sanatsal işlerinden esinlenebilir. Milletlerin ve medeniyetlerin yolunu açacak, aydınlatacak olan özgün ve özgür sanatın ta kendisidir.
Detayları ile açıklamam gerekirse özgün ve özgür sanat, sadece resim alanına ait değildir. Heykel, müzik gibi alanları da kapsamaktadır. Heykel ve müzik alanlarında yapılan sanatsal çalışmalarda geçmişimizin ve günümüzün harmanlanmasını uygun görecek şekildedir. Özgün ve özgür sanat, ‘’esinlenmeler‘’ olduğu takdirde geçmişten örnek almamızı sağlar. Geçmişi bize hatırlatarak ‘’sanat dünyamızdaki yolculuğumuza‘’ ışık tutar. Sanatta, ‘’son‘’ diye bir kavram yoktur. Sanat, sonsuzdur; uçsuz bucaksız hesaplanabilmesi mümkün olamayacak genişlik ve derinlikteki özel bir evrendir.
Salih Erdem Azıtmaz
Kaynakça :
https://www.contemporaryartissue.com
https://yjad.yildiz.edu.tr
https://www.britannica.com
https://dergipark.org.tr
Beynin Kendini İyileştirme Yeteneği Öğrenme Güçlüğüne Umut Oluyor




























































