KİTAP

Cezayirli yazardan Albert Camus’ye cevap!

‘Cezayirli yazardan Albert Camus’nün “Yabancı” kitabına cevap bir roman’

Cezayirli gazeteci Kamil Davud (Kamel Daoud), ülkesinin yıllarca Fransız kolonisi olmasına ve Albert Camus’nün en iyi bilinen eseri Yabancı’ya cevap olarak bir roman yazdı.
Romanın ismi ise “Meursault Soruşturması” (The Meursault Investigation).

Albert Camus,1942 yılında en ünlü romanı Yabancı’yı yayınladığında Cezayir hala bir Fransız sömürgesiydi ve eserin anti-kahramanı Meursault’ın öldürdüğü Arab’ın ise bir ismi yoktu. 70 yıl sonra bu eksiklik yeni bir roman ile giderildi. Bundan böyle Camus’nün baş yapıtına eşlik edeceğine kesin gözü ile bakılan yeni romanda ismi bilinmeyen Arab’ın adı ise Musa.

Cezayirli gazeteci Kamil Davud’un ilk romanı Meursault Soruşturması, ülkesinin Fransız sömürgesi olmasına sert bir cevap niteliği taşıyor. Eser ayrıca Cezayir’in günümüzdeki acı durumuna ağıt yakıyor. Yazar bu romanı ile 2015 Prix Goncourt en iyi ilk roman ödülünü alırken, radikal grupları eleştirmesinden dolayı da azınlık bir grup hakkında ölüm fetvası verdi.

Kitap, ülkesi dışında yaşayan ismi olmayan bir Fransız’a (bu eserde bu sefer Fransız’ın ismi yok) bir barda yaşlı bir adamın hikayesini anlatması ile başlıyor. Anlatan Musa’nın küçük kardeşi Harun’dur. Harun, “söz konusu ünlü hikayenin gerçek kahramanlarının kendisi ve annesi” olduğunu söylüyor. Musa için adalet arayışında olan Harun, Camus’nün anlattığı hikayenin kendi versiyonunu ortaya koyuyor. Ayrıca kurbanın isminin bile olmadığı sahneyi kınıyor.

Musa’nın kardeşi için katil ve ünlü yazar ikisi bir. Kitaptaki anlatımda kurmaca ve gerçeklik birleşiyor. Hikayenin konusu ise Camus’nün eserinin ikizi. Camus’nün eserindeki “Annem ölmüş bugün.” başlangıç cümlesi ise yeni romanda “Annen bugün hala hayatta.” şeklinde yer alıyor.

Okur ise bir zamanlar Meursault’un olduğu gibi Harun’un da özgürleşmiş ülkesinde bir yabancı olduğunu anlıyor. Her ikisi de sömürgeciliğin şiddeti ve kalıntıları ile tükenmiştir. Kitapta Camus’nün hayaletinin barın arkasından çıkıp geldiği sahnede ise yaşlı adam şöyle diyor: “Ha, ha, ben onun Arabıyım. Belki de o benim.”

Kitapta dikkate değer bir çok ifade yer alıyor. Travma asrına cesur bir cevap olan kitaptan önce ise Fransız yazar Camus’nün eserini okumak gerekiyor.

(www.zirvehaberajansi.com)

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı