KÖŞE YAZILARISANATTANVecdi Uzun

Sıradan Olanın Farklılığı: Aida Arghavani

Vecdi Uzun yazdı...

Sıradan Olanın Farklılığı: Aida Arghavani – Vecdi Uzun yazdı.

“At ve çiçek formlarında yoğunlaşmış resimleriyle doğu hikâyelerinin bilinenin dışında kendine özgü bir anlatıcısı olmasının yanında resimlerinde coşku ve sevgi çok rahat gözlenen ve bunu izleyiciye kolayca hissettirebilen resimler yapan bir ressamdır.”

Aida Arghavani, İran vatandaşı olup akademisyen bir Türk ile evlidir ve Türkiye’de yaşamaktadır. Aida Arghavani’yi 2015 yılında Bilkent Center’deki RC Galeri’de tanıdım. O dönem Hacettepe Üniversitesi’nde doktora öğrencisiydi ve aynı zamanda çocuklara resim kursu veriyordu. Yeni Nesil Sanat Topluluğu’nda da yıllarca  sergilere ve fuarlara katıldı. Bu süre içinde kendisini çok iyi tanıdım. Aiada Arghavani ile ilgili ilk aklıma gelen  kendisindeki coşku ve sevgi dolu yaşama arzusunun yanındaki çalışma azmi ve sabrın resimlerine de yansımış olmasıdır. Aida Arghavani, 2017 yılı Güz Döneminde, Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Enstitüsü Resim Bölümü’nden Doktora/Sanatta Yeterlik derecesi almıştır.

Aida Arghavani’yi ‘Sıradan Olanın Farklılığı’ serisinde yer almasında karar vermemdeki en önemli etken yıllarca içindeki çocukça sevgiyi saf ve temiz şeklide resimlerine aktarabilmesidir. Aida Arghavani’nin ağırlıklı olarak çalıştığı kelebek ve atların ona özgün figür ve renkleri zaman içinde kendisiyle bütünlemiş hale gelmiştir. Resimlere dikkatli bakınca Aida Arghavani’nin resimlerinde olduğunu ifade ettiği peri tozunu aramaya başlama ihtimaliniz artacaktır.

Her canlı performansı adeta bir gösteriye dönen ve neşeli kişiliğini gösteriye ve resme yansıtan, çok sevecen, neşeli ve konuşkan birisi olan Aida Arghavani’ye kendini anlat dediğimde nedense bu defa kısa ve özet olarak kendisini anlatmıştır.

“Resimlerimde yer alan at figürleri, kelebekler ve doğaya dair ögeler, yaşamın ruhuna göndermedir. Zıt renkleri kullanmayı seviyorum; kimi zaman aynı tuvalde, kimi zaman ikili kompozisyonlarda bu zıtlıklar arasında bir denge kurmaya çalışıyorum. Çünkü bana göre, karanlık olmadan ışığın varlığı anlaşılamaz. Açık ve koyu renkler, hayatın durmaksızın dönen gece-gündüz döngüsünü temsil eder.

İnsanın, hayat felsefesini kurarken kendinden yola çıkması gerektiğine inanırım. Kendimizi her konuda haklı görürsek, kusursuz olduğumuz yanılgısına kapılabiliriz. Bunun zıttı da tüm kusurların sadece bizde olduğunu sanmak olur. Siyah ve beyaz at figürleri, ışık ve karanlığın birlikte varlığını, yani hayatın sürekliliğini temsil eder.

Zihnimi meşgul eden bazı sorular da resimlerimin derinliğini oluşturur: “Göremediğimiz gerçekler var mıdır? Yaşadığımız dünya bir yansıma mı? Varsa, göremediğimiz boyutlar nasıldır?”. Bu sorularla resimlerimin felsefi yönünü besliyorum.

 Ressamın Kalesi: Atölye

Atölye, ressamın huzur bulduğu, aynı zamanda resimleriyle sanat dünyasındaki kimliğini ortaya koyma ve savunma alandır; kalesidir. Kalenin olması, ressamın kendisini koruma altında hissetmesini sağlar. Kalenin içinde rahatça resimlerini yaratır. Her şey doğal olarak gerçekleşir, konuşmaya gereksinim duyulmadan resimler sanatçıyı anlatmaya başlar. Resimlerin sayısı çoğaldıkça, ressam sanat dünyasına katkısını arttırır.

Biçemin Öyküsü

Resim tekniğimde, hayatın ruhunu canlı ve renkli dokularla yansıtırım. Mucizelere ve “peri tozuna” inanarak kullandığım ışıltılı boyalarla, izleyicinin enerjisine de dokunmayı amaçlarım. Zıt renklerin yanı sıra düz ve dokulu yüzeyleri bir arada kullanarak hayatın dengesine işaret ederim. Kompozisyonlarımda son dokunuş olarak siyah ince konturlarla renkler ve temalar arasında yumuşak sınırlar belirlerim.

Canlı Resim Performansları:

Canlı resim performanslarımda müzikle resmi birleştirerek izleyiciyle bütünleşiyor, enerjimizi ortak bir sanata dönüştürüyoruz. Bugüne kadar gerçekleştirdiğim performanslarda atlar, kelebekler, barış güvercini ve portreler gibi temalar üzerine, hareket ve dansı kullanarak canlı resim çalışmaları yaptım.

İlk performansımı 2020 yılında Mersin Sanat Çarşısı’nda gerçekleştirdim. Büyük ilgi gören bu performansın ikincisi, Çınar Kültür Sanat Derneği’nde yapıldı. Daha sonra kişisel sergilerde, karma sergilerde ve fuarlarda da canlı performanslara devam ettim.

2023’ten bu yana katıldığım sergi ve sanat fuarlarında, tuvalin dışına taşarak sanatı kendimle bütünleştirmekteyim. Yüz boyamalarım, giysilerim ya da başıma taktığım taçlarla eserlerimle bir bütün oluyorum. 2024 İstanbul Sanat Fuarı’nda “Yeni yıl hediyesi sanat eseri olsun” diyerek hazırladığım çalışmayı, hediye kutusunda taç olarak başıma taktım. 2025 İzmir Sanat Fuarı’nda ise “Şapkalı Kadınlar” serimden yola çıkarak kendi yaptığım şeffaf pembe şapkayı kullandım. Bu taçlar ve yüz boyamalarım, tamamen el emeğimdir. Bu performanslardaki hedefim, kendimden yola çıkarak her şeyin bir bütün olduğunu ifade etmektir.

Bu süreçte bana destek olan sponsorlar, belediyeler, özel kurumlar, sanat koleksiyoncuları, yayınevleri ve yazarlar başta olmak üzere, siz dahil herkese sonsuz teşekkür ederim.”

Onu tanıdığım yıllar Türkiye’de yeniydi, sanat hayatının başındaydı, dün nasıl heyecan ve sevgiyle doluysa bugün de aynıdır. Dün de meramını at, çiçek ve böceklerle farklı renklerle anlatıyordu. Bugün de! O ressamlığı yanında aynı zamanda bir performans sanatçısıdır.

Vecdi Uzun

Aida Arghavani Kimdir?

2015-2020 yılları arasında Ankara’da resim kursları gerçekleştirmiş ve sanatsal etkinliklerde yer almıştır. 2015 yılında Jingjing Shi, sanatçının menajeri olmuştur ve sanatçının eserleri Asya’da düzenlenen çeşitli sanat fuarlarında yer almıştır. Sanatçı, 2016 yılında Hindistan’da kurulan Narrative Movements ve Türkiye’de kurulan NEW AGE uluslararası ressamlar gruplarına üye olmuştur ve grupların yurtiçi ve yurtdışı sanat etkinliklerine halen katılmaktadır. Arghavani, 2016 ve 2017 yıllarında, Tokyo Machida Grafik Sanatlar Müzesi’nde düzenlenen karma sergilere katılmıştır. Sanatçı, 2018 yılında, Narrative Movements Grubu’nun karma sergisinin küratörlüğünü üstlenmiş, Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde düzenlenen karma sergide eseriyle yer almıştır. 2018 yılında, Tebriz’de kurulan Ressamlar Birliği’ne üye olarak katılmış, düzenlenen karma sergilerde yer almıştır.2019 yılında Tebriz Devlet Sanatçıları Derneği’nin asil üyelerine dahil edilen Arghavani,2020 yılında Mersin’e taşınmış, 8 Mart 2021 Dünya Kadınlar Günü’nde Hastane Caddesi’nde açılmış olan “Melekleri Öldürmeyin!” sergisine eseriyle katılmıştır. 2022 yılında sanatçı, Mersin HiltonSA’da ve 2024 yılında Mersin Marina’da kişisel resim sergileri açmıştır. Ressam, 2024 yılında birçok yurtiçi ve yurtdışı sanat fuarlarına eserleriyle katılmış, katıldığı bu sanat etkinliklerinde canlı resim performansları yapmıştır. 2025 yılında Londra Spacio sanat galerisinde, çerçevenin ötesinde adlı resim sergide yer aldı. Arghavani halen ulusal ve uluslararası etkinliklerde yer almaya devam etmektedir.

Etingü Dönmez Durgun: ‘Sağlıklı Ruh, Okyanusu Aydınlatan Mücevherdir’

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir



Başa dön tuşu