KİTAP

GÜNÜN MESLEĞİ: AKIL TAMİRCİLİĞİ

Akıl hepimizde var, yadsımıyoruz. Ama onu öyle yerlerde kullanıyoruz ki başka akıllar şaşıyor. Aklın, akıl kullanışına şaşması başka bir kullanış biçimi olmalı. Genelde “ben”imizin doymazlığıyla her şeyi eleştirir ve kendi aklımızın daha başat olduğunu göstermek için eleştirdiklerimizdeki doğruları bile toz duman ederiz. Çünkü biz akıllıyız. Hepimiz akıllı olduğumuzdan ve profesörlükten aşağısını kabul etmediğimizden bu halimizi haritalaştırmışız.

Herkesin her şeyi bildiği bu akıllılar haritasında uyanık biri çıkmış “Akıl Tamircisi” olayım, bu en iyi meslek diyerek bir de aynı adla kitap yazmış. Bu iki sözcük aslında “ben” insanına büyük hakaret. Çünkü onların akıllarının tamire gereksinimi yok ki! Çok akıllı olduklarından en iyi para kazanmayı, en iyi şiir yazmayı, en iyi sevmeyi, arkadaşlarını çabuk satmayı, ihanet etmeyi, kilise de papaz, camii de imam olmanın yollarını, günde beş siyasi parti değiştirip altıncıya zaman kalmadı diye hayıflanmayı, yalanları makinalı tüfek gibi sıralamayı, salt onlar bildiğinden bu yeni tamircimize çok kızacakları kesindir. Hatta bu ustamız, bir faili meçhule giderse kimse şaşırmasın, deliler hariç!

Aklın kullanımı, kullananın hayvanlıktan insanlığa geçiş sürecini de belirler. Toplumsal kullanırsan insanlaşır,“ben”ci kullanırsan insanlaşmanı sürekli erteler ve varolman gereken asıl kimliğe ulaşamazsın. Aklın kullanımı, soruların yanıtını bulmak içindir. Yaşam, tüm insanlar için ve tüm insanlarda kendi birey kimlikleri için birer sorudur ve çözümü akılla yapılır, toplumsal akılla. Bireysel akılların toplumsal çabalarıyla ortak akıla ulaşılır ve insanın, içinde bulunduğu yaşamın, mutluluğun uzun ömürlülüğü böyle sağlanır. Yani yaşamı tanımak sonrasında üzerinde düşünerek üretmek! Asistan, doçent ve profesör sıralaması aynı zamanda yürünen süreçtir. Direk profesörlüğe soyunmayalım sözün kısası…

Kora Yayınları’ndan Nisan 2012’de yayımlanan “Akıl Tamircisi”, Veysel Boğatepe’nin düz yazı olarak 3’üncü, genelde ise 6’ncı kitabıdır. Daha önce 3 şiir, bir deneme ve bir de öykü kitabı yayımlanmıştı. Koltuğunun altına birkaç karpuz sığdıran arkadaşlarımızdandır. 1968 doğumlu olması da edebiyatımız ve sanatımız adına sevindiricidir. Veysel Boğatepe, bu çalışmasında “L / aforizmalar” alt başlığını koymuş. Sözü bu noktadan sürdürürsek; Türkçe’de aforizma diye bir sözcük yok, laforizma da yok. Hıristiyanlıkta kiliseden, toplumdan kovulmaya aforoz edilme denildiği bilinmekte. Aforizmanın bununla bir ilgisinin olup olmadığını da bilemiyorum. Özlü sözler, anlamlı sözler, mizahi bir ya da birkaç tümcelik kısa anlatılar denilebilir mi? Yanıtım net değil ama bir aforizma, laforizma sözcüğü uzun zamandır kullanılıp duruyor. Bunun tartışmasını sonraya bırakalım. Doğru veya yanlışın mizahı bir dille anlatımı denemiş Veysel. Ayrıca sözcüklerle kurduğu sıkı ilişki sonucunda sözcük içinden sözcük bularak bütünlüğü olan bir tümceden, yeni bir tümce ya da bir söylem çıkartmış. Örneğin; “Bir düello SONucu tanıştık seninler, MASKEn DÜŞTÜ, madara oldun” Tümcesindeki gibi. Birkaç örnek daha verirsek; “ALIN yazınızı beğenmediyseniz, buyrun KENDİNİZ alın YAZIN”, “Toplum içinde BİREYsiniz fakat POLİTİKacılar için sadece birREYsiniz”, “YAŞAMın tümünden PARAyı ve EMTİAyı çıkartın. Geriye kalan ne ise o SİZsiniz”, “HiçBİR ŞEYDEN rahatsız olmuyorsanız, BİRİleri sizden mutlaka RAHATSIZ OLUYORdur.”

Kitabı oluşturan üç bölüm ise; “A/ KIL ÜTÜLEYEN İKİLEMLER”, “FİLOZOF FAHRİ’DEN AKLA ZARAR REPLİKLER”, ve “A/KIL UÇURAN SUALLER” isimlerini taşıyor. Düşünmek veya gülmek eylemlerini her üç bölümde de yaşıyorsunuz. Şiirde de canımı sıkan, bana anlamsız gelen, parantez içine alma, kesme ile bölme eylemlerine Veysel’in bu çalışmasında da rastlıyoruz. Örneğin; bölüm başlıklarında “Akıl Ütüleyen İkilemler”, “A/kıl Ütüleyen İkilemler” olunca yeni bir anlam mı veriyor kesme işareti? Anlamı olmayan yaratı, yaratı olamaz. Yaratının bir muhatabı, bir anlamı olmalı. Yani “Kıl Ütüleyen İkilemler”le, “Kıl Uçuran Sualler” birer imge ya da anlamı olan satırlar değildir. Aksine “Akıl Ütüleyen İkilemler” ile ”Akıl uçuran Sualler” anlamlıdır, imleyicidir. Yazar olarak dilimizi korumak ve geliştirmek zorundayız. Çünkü son dönemlerde dil üzerinde oynanan oyunlar ayyuka çıktı. Bunun nereye hizmet ettiği ortada. Sonuç olarak ikinci basımda bu konulara dikkat edilirse ve kimi yazım hataları düzeltilirse, “Akıl Tamircisi” mizahımızın kalıcı yapıtlarından biri olabilir. Çünkü aklını sürekli yenileyenler / tamir edenler, insanlığa yararlı olurlar. Filozof Fahri’den bir alıntıyla yazımızı noktalayalım:

  • Sen kaç dil biliyorsun?
  • Üç dil.
  • Yani sen üç adamsın, öyle mi?
  • Evet ! Şüphen mi var Faruk?
  • Yok abi ya ne şüphesi? Gerçekten çok kalabalık görünüyorsun diyecektim.

H. Hüseyin Yalvaç

Akıl Tamircisi

Yazar      : Veysel Boğatepe

Tür          : Mizah

Yayınevi : Kora Yayınları

Yayın Yılı : Nisan 2012

Sayfa         : 96 Sayfa

Bu kitaba buradan en uygun fiyatla ulaşabilirsiniz:
http://kitapdevrimi.com/akil-tamircisi-laforizmalar-veysel-bogatepe

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı