KÖŞE YAZILARISertaç Çelik

Bir Mücadelenin 80. Yılı: Duygu Asena

Sertaç Çelik yazdı...

Bir Mücadelenin 80. Yılı: Duygu Asena – Sertaç Çelik yazdı…

“Kadının Adı Yok” diyerek başladı ömrü boyunca sürdürdüğü mücadeleye. “Gücünüzü bilin” sözüyle, ezilen, sömürülen nice kadına umut oldu.

19 Nisan 2026 Pazar günü, Türkiye’de kadın hak ve özgürlükleri adına uzun yıllar mücadele vermiş gazeteci ve yazar Duygu Asena’nın 80. doğum günüydü.

Kız kardeşi İnci Asena, Zeynep Oral, Nazım Alpman, Esra Alkan, Nazan Moroğlu, Suat Karantay, Bilge Durbaş, Cem Erciyes ve Salim Dündar’ın yanı sıra çok sayıda kişinin katıldığı etkinlik, Beşiktaş Belediyesi tarafından Cüneyt Arkın Sanatçılar Parkı’nda, halkla iç içe bir şekilde gerçekleştirildi.

Bir Mücadelenin 80. Yılı: Duygu Asena

Programın konuşmacısı ve sunuculuğunu gazeteci-yazar Nazım Alpman üstlenirken, etkinliğin duygusunu tamamlayan müzikler Yiğit Alpman’dan geldi. Yiğit Alpman’ın setinde Duygu Asena’nın sevdiği şarkılar yer aldı. Günün sürprizi ise Salim Dündar’ın sahneye çıkarak “Boş vere vere” şarkısını izleyenlerle birlikte seslendirmesi oldu.

Konuşmalarda Duygu Asena’nın hem kişiliği hem de bıraktığı miras sık sık vurgulandı. İnci Asena, ablasının sözlerini hatırlatarak şunları söyledi:

“Duygu ölmeden önce aramızda şöyle bir konuşma geçmişti: Beni anarken ya da birbirimizi kaybettikten sonra lütfen ağlayarak değil, gözyaşlarıyla değil; gülerek, neşeyle anın demişti. Bu yüzden onu her doğum gününde neşeyle anmak istiyorum. Ama Türkiye’de durum maalesef öyle değil. Biz burada dans edelim diyoruz ama uzun yıllardır dans edebileceğimiz bir ortamda değiliz. Yine de bu günü kucaklaşma ve umut günü olsun istedim. Duygu’nun sözüyle bitireyim: ‘Özgürsünüz, gücünüzü bilin.’”

Nazan Moroğlu ise Duygu Asena’yı şu sözlerle andı:

“Önce doğum gününü kutluyorum. O bizi mutlaka duyuyordur. Güzel gülüşüyle, yumuşacık sesiyle ‘üzülmeyin, umudunuzu kaybetmeyin, her şey çok güzel olacak’ diyordur bize. Biz de umudumuzu kaybetmiyoruz. O, ‘Kadının Adı Yok’ diyerek sorunları görünür kıldı ve bu mücadelenin önünü açtı. Ruhun şad olsun, güzel uyu Duygu.”

Zeynep Oral ise Asena’yı hem kişisel hem toplumsal etkisiyle anlattı:

“Birlikte çok eğlendik, savaştık, ağladık, güldük. Türkiye’de kadın haklarının insan haklarından ayrı olmadığını kabul ettiysek, bu iki yoldan geldi: biri eğitim ve kadın araştırmaları, diğeri ise Duygu gibi cesur kadınlar sayesinde. O, yalnızca kadınların değil; sesi çıkmayan, sömürülen, baskı gören herkesin hakkını savundu. Ben onu hep keyifle, gülerek, minnetle ve coşkuyla anıyorum.”

Çoğumuzun hayatına 1987’de yayımlanan ‘Kadının Adı Yok’ ile giren, doğru bildiğini söylemekten hiç çekinmeyen o cesur ses; ardında yalnızca metinler değil, hâlâ yankılanan bir düşünce bıraktı.

Bir Mücadelenin 80. Yılı: Duygu Asena

Türkiye’de kadın hareketinin görünürlük kazandığı yıllarda Duygu Asena yalnızca yazan biri olmadı; yazdıklarıyla tartışma açan, rahatsız eden, sorgulatan bir figür oldu. Onun kalemi, gündelik hayatın içindeki eşitsizlikleri görünür kılarken, kadınların kendi hikâyelerini sahiplenmelerine alan açtı.

Onun mirası yalnızca kitaplarında ya da gazete yazılarında değil; bugün söz alan, yazan, itiraz eden her kadının cümlesinde yaşamaya devam ediyor.

Sertaç Çelik

E-Devlet Üzerinden De Organ Bağışı Yapabilirsiniz

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir



Başa dön tuşu