KÖŞE YAZILARI

Türk Diline Açılan Yeni Pencere – Ebru Öztürk yazdı…

Türkiye’de ilki başardım. 19 yılda yılmadan hedefimden saptamadan tek başıma çalıştım! Türk Dil Günü olan bugünde, hazırladığım başyapıtı sunmanın mutluluğumu ve gururunu yaşıyorum. 90. Türk Dili Günümüz kutlu olsun!

İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesinden ayrılıp; seneler sonra Anadolu  Üniversitesi İşletme Fakültesi bölümünü bitirdim. Hem örgün eğitime, hem de açık öğretime gidince farkı gözlemledim. Açık Öğretim Fakültesinde okuyan öğrencilerin soru sorabilecekleri öğretmenleri yoktu! İstanbul’da anfide sadece 3 dersin verildiği yerde, soru soramadan tek yönlü konuşan öğretim üyesini olduğu  bir grup vardı. Özel dershanelere gidenler ise en fazla 2 veya 3 ders alabiliyorlardı. Dersine girmediğim öğretmene soru sorduğumda ’öğrencim değilsin, yanıtlayamam’ sözü hem bir eğitimci, hem de öğretmen çocuğu olarak beni çok etkilemişti. O zaman açık öğretim ve uzaktan eğitim için farkındalık yapılması gerekiyordu!

Bir ilke imza atmak istedim ve 2003’de bu yola baş koydum!  Tıp, mühendislik, iktisat, sosyal bilimler gibi farklı sözlükler vardı ama derslere göre ayrılarak düzenlenmiş bir çalışma yoktu. Şunu çok iyi biliyordum: Konuyu anlamak için önce içinde geçen kelimeleri anlamak lazım! Kelime anlamı bilinmeyince, konu öğrenilmez; ezberlenir! Ezberle öğrenilen bilgiler, unutmaya mahkumdur! Şu da eklenmeli: Dil, bir toplumu oluşturan etmenlerin, yani  ülke, vatan, millet, bayrak marşın tutkal etkisini yapan anlaşma şeklidir! Unutmayalım! Bir ülkeyi bozmak isteyen emperyalizmin ilk hareket noktası, her zaman dil olmuştur.. Dilin ayrıştığı, insanların birbiri ile irtibatının azalıp; ayrışmanın başladığı an, tutkal etkisi azalıp; içten parçalanmayı yaşar! Bu nedenle büyük önder Atatürk’ü ilk kurdurduğu kurumdur; Türk Dil Kurumu! Bizim ülkemiz gibi memleketlerde kurulan yabancı şirketlerde, yaşanılan ülkemizin dili değil, kendi dilleri ile konuşuluyor. Siz emperyalist ülkelerin sınırları için şirket kurduğunuz  zaman ise, onlar kendi dillerinin konuşulmasını ister!  Fransa, İngiltere, Almanya, Amerika gibi ülkeler dilini değerin çok iyi bilir, ya biz…

Türk Dili Günü olan bu özel günde, ülkemizde en büyük iktisadi ve idari bilimler sözlüğünü hayata geçirdim. 2003 yılından bugüne tek başıma 103 ders, 24 bölüm, 4 sınıfı içeren, 44.800 kelime ve 130.000’den fazla kelimeyi anlamını hayata geçirmiş girişimciyim. Cihat Şener öğretmen, yaptığım çalışmayı inceledikten sonra bana söyledikleri hiç aklımdan çıkmadı! ‘ Çok güzel bir çalışma yapmışsın. Bunu senelerce desteksiz benim diyen adam yapamaz! Ben de yapamam ama kızım yanlış ülkede! Finlandiya gibi bir ülkede yapsaydın; artık çalışmana bile gerek kalmazdı’. Böyle ortamların olduğu ülkemizde, bakkal açana KOSGEB olarak daha çok destek veriliyor. Tüm bunlara rağmen, doğru olduğuna inandığım yolumdan kimse döndüremedi!

Internet üzerinden de verilere ulaşılır ama ilkokuldan terk olan kişi bile, sosyal medyada profesör! Herkes yazıyor… Peki her yazılan doğru mu oluyor? Bu verilere ulaşmak için en doğru yöntem, işin piri olan akademisyene başvurmaktır… İşte bizler o yola başvurduk! Akademisyenlerin tanımlarıyla oluşan ve hangi alanda görev yapıyorsa,  kendi alanına göre tanım yapan ilk ve tek akademik sözlük hazırladkk! Kelimelerin anlamlarını bilmeden veya yanlış bilerek hiçbir konu tam olarak  öğrenilemez! Kelime anlamaları, tıp, mühendislik, ekonomi gibi ayrılsa da, içlerinde de farklılık gösterir. En büyük kurum olan TDK’da ekonomi yani iktisat sözlüğü hazırladı. Bu çalışmaya giren 7 öğretim üyesinden birisi olan Hakan Naim Ardor ile görüşürken şu soruyu sordum: ‘Hocam çok güzel bir çalışmada bulunmuşsunuz, tebrik ederim. Tek sorum olacak. Sizi kâr kelimesini nasıl tanımladınız?’ Naim bey bana iktisat tanımını söyedi. O zaman şöyle cevap verdim: ‘Peki kâr kelimesi, işletmeye göre, iktisata göre muhasebeye göre farklı değil mi?’ Yanındaki öğretim üyesi ile beni desteklediler. Bunun gibi çok öğretim üyesi ve İİBF dekanı ile görüştüm. Her birinden zaten bu cevabı alıyorum ama Naim öğretmenin farkı, TDK sözlüğünü hazırlayan 7 öğretim üyesinden biri olarak, bu çalışmanın Türk dilinin en büyük kurumunda bile olmamasını bilmesiydi…

Her birimiz örgün eğitime gitmek, rahat, ekonomik sorun olmadan okumak isteriz… Hayat ne yazık ki; herkese bu konuda tebessüm etmez! Benim gibi sağlığından dolayı AÖF’de tanıştığım arkadaşım olmadı ama ekonomik ve sosyal durumlarından dolayı açık öğretimde okuyan çok kişi vardı. Zaten uzaktan eğitime gidenlerin de çoğunluğu bu kategoride. Hem çalışıyor, hem okuyor… Peki bu öğrencilerin, Sosyal Devlet tanımı taşıyan ülkemde desteklenmesi gerekmez mi? Ben sosyal sorumluluk görevimi yerine getiren bir girişimci olarak, özel sektörün yayınlarından, hatta Devlet üniversitelerin yayınlarında da da ucuz fiyata, günümüz gençlerinin tercih ettiği, e sözlükleri öğrencilerimize sunuyorum.

Çalışma sosyal ve ekonomik durumundan dolayı Açık Öğretim ve Uzaktan Eğitim gören öğrenciler için düzenlendi. 103 ders 24 bölüm ve 4 sınıf olarak doğru bilgilere ulaşabilecekler. 2 farklı sorunu giderecek bir proje… Birincisi aynı olan kelimenin derse göre anlamları farklılık göstermesi. Hepimizin bildiği kelimelerden bir örnek seçersek ‘gerilla birlikleri’ İnkılap Tarihi ve Atatürk İlkelerine göre, düzenli orduların arkalarında bıraktıkları birliklerde, o silahlı güçlere bağlı, ancak küçük, esnek, hareketli, oynak askeri grup. Siyaset bilimine göre ise, her türlü doğa koşulunda yaşamış askerlerden oluşan birlikler düşmana zarar veren, onu hırpalayan eylemler yapan. Kısaca, bir olumlu, diğeri ise olumsuz kişiyi tarif ediyor. İkincisi ise, internette aradığınız zaman bulma şansınızın sıfıra yakın olduğu kelime anlamlarıdır. Örneğin, hukukta daire, mahkeme organı demektir. Temel bilgi sistemlerine göre boşluk, hava sürücü ise bilgisayarda dosya koyup saklanan ortam. Psikiyatri de küçük insan veya nerede yolu kelimelerinin anlamlarını herhangi bir sitede bulabilir misiniz? Yönetimde güncel yaklaşımlar dersinde köylüler, Türk Anayasa tarihine göre, has neyi ifade eder? Temel bilgi sistemlerinde lambanın, bizim bildiğimiz lamba ile hiç alakası yoktur!

Kısaca derslere göre ayrılarak düzenlenen sözlüğümüz, ülkemizdeki tüm sözlüklerden çok farklı! İki amaç için yola çıktım; Biri ekonomik ve sosyal durumu kötü olan öğrencilerimizin de gerekli desteği elde ederek; başarılı olması, diğeri ise Türkiye’den bir Wikipedia çıkarmak! Unutmayalım meşhur Wikipedia, kişilerin tanımlarından oluşur. Oysa bu çalışma, akademisyenlerin tanımlarından oluşuyor! Çalışmayı ilerleyen süreçte farklı dillerde de yayınlayarak, bugün olduğu gibi başka bir farkındalığı ortaya çıkarmayı amaçlıyorum. Bu çalışma için, içinde ‘kültür’ sözcüğü geçen bakanlığımıza Türkçemiz için, içinde ‘teknoloji’ geçen bakanlığımıza ise inovatif çalışma için, biz basın mensupları ile sesleniyorum…

Toplumsal olarak, Türk dilinin gelişmesi, dünyaya Türkçemizin daha fazla yayılması, dünyanın farklı noktalarında açık öğretim- uzaktan öğretim okuyan öğrencilerimize e sözlük olarak destek olunması, öğrencilerimizin bilgisinin artışına katkıda bulunulması, ekonomik olarak ülkemize katkı sağlanması, kendim açısından ise, ilk ve tek e sözlüğün baş yapıt olarak taçlanması en büyük arzum… Hepimizin 90. Türk Dili Günümüz kutlu olsun!

Ebru ÖZTÜRK
Eğitimci ve Girişimci

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı