KİTAP

“Hatıratlarla Karşılaştırmalı Nutuk” raflarda!

Atatürk’ün, Samsun’a çıktığı tarih olan 19 Mayıs 1919’dan, Cumhuriyet sonrası inkılap dönemine kadarki (1927) zaman diliminde olan olayları anlattığı Nutuk, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür AŞ yayınları tarafından dönemin tanıklarının hatıraları ve özel fotoğraflara yer verilerek; sade, anlaşılır bir dille özel olarak basıldı.
“Hatıratlarla Karşılaştırmalı Nutuk”, İstanbul Kitapçısı mağazalarında,  www.istanbulkitapcisi.com ve tüm kitapçılarda…

“İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür AŞ Yayınları”nın hazırladığı “Hatıratlarla Karşılaştırmalı Nutuk”, Nutuk’un 1927 Osmanlıca baskısı, 1934 ve 1938 yeni Türk harfleri baskısı temel alınarak hazırlandı. Ayrıca bugüne kadar yapılan belli başlı Nutuk çevirileri gözden geçirilerek daha önceki çevirilerde göze çarpan eksikler giderildi ve yanlışlar düzeltildi. Osmanlıca metin, büyük bir dikkatle günümüz Türkçesine aktarıldı ve böylece sade, anlaşılır bir Nutuk metni ortaya çıktı.

Genel Yayın Yönetmenliğini Ahmet Bozkurt’un üstlendiği kitabın editörlüğünü Alper Çeker, düzeltisini Bülent Ulus, görsel sanat danışmanlığını Utku Lomlu, kapak tasarımını LOM Creative ile Alper Zeki, sayfa tasarımını ise Faruk Güney yaptı.

Dönemin tanıkları ve hatıratları

“Hatıratlarla Karşılaştırmalı Nutuk”, Atatürk’ün Nutuk’ta anlattığı olaylar, 60 kişinin; Atatürk’ün silah arkadaşlarının ve dönemin asker-sivil tanıklarının; gazetecilerin, aydınların yazdığı hatıratlarla desteklendi. Böylece Atatürk’ün Nutuk’ta belgeleyip anlattığı olaylar, olayların diğer tanıklarının gözünden, onların detaylı değerlendirmeleriyle daha da açıklık ve genişlik kazanmış oldu.

Kişiler, kurum ve kuruluşlar hakkında detaylı bilgiler

“Hatıratlarla Karşılaştırmalı Nutuk” kitabında Nutuk metnine ve onu destekleyen hatırat metinlerine ek olarak hatırat sahipleri ile Nutuk’ta adı geçen belli başlı isimlerin kısa öz geçmişlerine çerçeve yazılarla yer verildi. Ayrıca Nutuk’ta geçen belli başlı kurum, kuruluş ve olaylar da yine kısa çerçeve yazılarla açıklandı.

Adetâ bir belgesel film gibi

“Hatıratlarla Karşılaştırmalı Nutuk”, görsel hafızaya da hitap ediyor. Bu nedenle Atatürk’ün sadeleştirilmiş Nutuk metni sol sayfalarda beyaz renkli, hatıratlar sağ sayfalarda gri renkli olarak başlıyor. Çerçeve yazılar ise her iki tarafta pembe renkli olarak hazırlandı. Ayrıca sayfalarda değişik boyutlarda, bir kısmı renkli ve bazıları özgün çok sayıda fotoğrafa yer verildi. Renkli sayfalar, renkli çerçeve yazılar ve renkli fotoğraflar sayesinde “Hatıratlarla Karşılaştırmalı Nutuk”, hacmine rağmen büyük bir keyifle ve çok kolay okunuyor ve âdeta bir belgesel film gibi akıyor.

Hatıratlarla Karşılaştırmalı NUTUK”un bez ciltli versiyonu 23 Temmuz 2020 tarihinde 135 TL’den satışa sunulurken, Nutuk’un bu özel baskısını çok daha geniş kitlelerle buluşturacak yumuşak kapaklı versiyonu da Ağustos ayında 52,5 TL satış fiyatı ile raflardaki yerini alacak.

Zaten çocukluğumun çoğu günü bu Bandırma Gemisi’nde geçtiği için her tarafını cin gibi bilir ve bu gemiyi çok severdim. Kaptan İsmail Hakkı Amca da beni çok severdi, her seferden dönüşte hediyeler getirirdi.

Beynimde fırtınalar yaratan, hayalimde canlandırdığım bu büyük komutanı görmeden gidemezdim. Babama “Ne olur beni Mustafa Kemal’e götür” diye yalvardım. Babam önce düşündü sonra “Gel bakalım oğlum, bir çaresini buluruz belki” deyince sevinçten kalbim uçuyordu. Kız kulesi açıklarında demirleyen Bandırma Vapuru’na babamla beraber bir sandalla çıktık.

Annemi rıhtıma bırakmıştık. Biraz sonra babam beni bırakıp gittiği yerden dönerek “Gel bakalım oğlum, Mustafa Kemal’e götüreceğim seni” dedi. Hayal mi görüyordum?

Mustafa Kemal’e ayrılan kamaraya geldik, beraberce içeri girdik, karşımda masmavi gözleriyle çakmak çakmak bakan büyük Komutan büyük asker Mustafa Kemal oturuyordu. Bize doğru seslenerek “Hacı Bey, maşallah delikanlı cin gibi, bakışları akıl dolu, gel bakalım yanıma” dedi. Yanına nasıl gittik, elini nasıl öptüm, yanağımı nasıl okşadı ki rüya gibiydi Allahım… Bana “Adın ne senin” diye sorunca kendime geldim “Nurettin efendim” dedim. Bana “Bu ülke hepimizin, ama esas siz gençlerin. Mücadeleden yılmak yok, tamam mı?” dedi. Sonra babama dönerek “Hadi Hacı Bey, artık veda sona ersin, yolumuz uzun” diyerek bizi nazikçe yolladı…”

-Nuri Ulusu

Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı