Cemil BiçerKÖŞE YAZILARI

MİZOJİNİ

Kifayetsiz muktedir, danışmanlarının kaleme almadığı konuşmalar yapmak zorunda kaldığında hep aynı -gaf-ları yapmakta.
Aslında bu kadını aşağılayan, hor gören, düşmanlık besleyen anlayış “gaf”tan öte “bilinç altının dışa vurumu” olduğu inancını taşıdığımı söylemek istiyorum.

SIMONE DE BEAUVOIR; “kadınlara karşı, erkekliğine güvenemeyen bir erkekten daha saldırgan, daha aşağılayıcı bir kimse olamaz” der.
Mizojinik davranışlar insanlık tarihinde çok sık görülen bir davranış bozukluğudur,
Ekonomik ve kültürel başarı merdivenlerini üçer-beşer atlayarak tırmanan veya “birilerinin” itelemesi ile tırmanan siyaset ve sanat erbabında çok sık görülür. Türkücü “ibraam datluses” bu tiplerin sanat cephesindeki en tipik örneklerinden birisidir.
Siyaset arenasında ise “Hitler” en bilindik mizojinistlerdendir.
Bu davranış anomalisi, ruhsal bir bozukluktan ileri gelebileceği gibi, sıklıkla bireyin çocukluktaki yaşantılarından, bunların özellikle anne ve babaya ilişkin olanlarından kaynaklanır. Gerek erkeklerde, gerekse kadınlarda görülebilir. Çokluk eş cinselliği konu alan bir iç çatışmanın dışa vurumudur. Anne ve babanın “oedipus” kompleksi dönemini yaşayan çocuklar karşısında takındıkları yanlış tutum, sergiledikleri yanlış davranış böyle bir duruma neden olabilir. Bir erkeğin kadın olma yolunda duyduğu güçlü istek ve bu isteğin gerçekleşemeyeceğini bilmesi de bir tepkisel ürün olarak kadın düşmanlığı doğurabilir. Pasif eşcinsellerin kendi erkekliklerinden duydukları hoşnutsuzluk, kendi erkekliklerine karşı besledikleri güvensizlik de kadına karşı böyle düşmanca bir tutuma neden olabilir.
Memleketteki bütün erkekler olarak muzdarip olduğumuzu düşündüğüm rahatsızlık olarak görüyorum bu davranış bozukluğunu.

*Karı gibi ölmek,
*Karı gibi gülmek,
*Karı gibi ağlamak,
*Karı gibi korkmak,
*Karı gibi yürümek,
*Karı gibi sakız çiğnemek,
*Saçı uzun,aklı kısa olmak,
*Kızı kendi haline bırakırsan ya davulcuya gider veya zurnacıya.
*Kız kıskıda gelin baskıda.
*Kız beşikte, çeyiz sandıkta.
*Saçı uzun aklı kısa.
*Kadını sırdaş eden tellal aramaz.
*Kadının söylediği kırk sözden sadece birisine inan.
*Avrata atı emanet etme.
*Kadının yönettiği evde şeytan uşaklık yapar,
*Erkeğin günahı eşikte kalır, kadının ki içeri girer
*Kadını ruhun gibi sev, kürk palton gibi sopala.”
*Köpekler bile kadınlardan daha iyidir, hiç olmazsa efendisine havlamazlar.”
*Kadınların arzuları hiç bitmez, dolmayan dilenci torbasına benzerler.
Böylesi bir mizojenik kültürle beslenmiş bir aşiretten , “MADAM GİBİ ÖLEMEKTENSE, ADAM GİBİ ÖLÜRÜM” türü bir vecizeye şaşırmamak gerekir.

Ulu dedem Şpaşigo Kıtıj Smayll; “İyi bir anne bin öğretmenden daha iyidir.” derdi, ruhuna rahmet olsun.

Cemil Biçer

mizojini: kadın düşmanlığı, erkeklerin kadını ikinci plana attığı düşünülen ırkçılık veya Yahudi-karşıtlığına benzer politik bir ideoloji

Carşamba Köprüsü’nde Rapsodi

 

 

Yazarımız Cemil Biçer’in yeni çıkan kitabı ‘Çarşamba Köprüsü’nde Rapsodi‘ye buradan ulaşabilirsiniz:
http://kitapdevrimi.com/urun/carsamba-koprusunde-rapsodi-cemil-bicer/

 

 

 

 

Kitap devrimi hayatt

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı