SÖYLEŞİ

Saygun Arpalı: ‘Şarkıcılık Sesini Enstrüman Olarak Kullanabilme Sanatıdır’

Saygun Arpalı, müziğin birçok dönemine tanıklık etmiş önemli bir isim.
Son albümü “Hayallerim” bizi kendisi ile buluşturdu.
İyi okumalar…

Oğuz Kemal Özkan / KitaptanSanattan.com

  • Sizinle buluşmamıza vesile olan son albüm çalışmanız “Hayallerim” hakkında konuşarak sohbetimize başlayalım. Nerede kayıtları yaptınız, albüme sizden başka kimler katkı sağladı?

Albüm kayıtlarını İstanbul Kadıköy de 6/4 stüdyoda yaptım. 10 parçadan oluşan bu dördüncü albümde beste ve aranjmanlar bana ait olup ülkemizin en iyi müzisyenlerinden oluşan ekibim değerli yorumları ile katkı sağladılar. Bu arada mix ve masteringi yapan dostum Muratcan Yenigüne, değerli müzisyen arkadaşlarıma ve albüm kapağımda yaratıcı sanatını konuşturan dostum Doğan Ür’e çok teşekkür ediyorum.

‘Gizli bir kahraman müzikte yoktur, kendini yetiştirmemiş müzisyenler vardır.’

  • Besteci kimliğinizin yanı sıra, duayen enstrümanistlerimizden birisiniz. Ana enstrümanınız da davul. Sahnenin en arkasındaki sanki biraz da gizli kalmış kahraman diyebilir miyiz davul için?

Evet müziğe 1968 yılında davulla başladım. Davul ve bas gitar grubun temelini oluştururlar. Bu iki enstrüman uyum içinde çalmazlarsa yapılan eser bir nevi çöker ve hiç müzikten anlamayan birisi bile neler oluyor diyebilir. Aslında gizli bir kahraman müzikte yoktur, kendini yetiştirmemiş müzisyenler vardır. 1980 yılında Aydın Esen beni cazla tanıştırdı. Zaten rock çalmama rağmen dünya müziklerini de takip ediyordum yani müziğin her tarzı hoşuma gidiyordu; Aydın’ın bana cazı öğretmesi bir de “Bir grupta davulcu en müzikal müzisyen olmalı” sözüyle, davulcunun armoni öğrenmesi gerektiğini bana sundu.

  • Birçok yerde son dönem sizinle ilgili bilgi ve röportajlara denk geldiğimiz için biraz daha farklı sorular yöneltmek istiyoruz. Mesela biyografinizde ve çeşitli söyleşilerinizde hangi müzisyenlerle çalıştığınızı öğrendik zaman içinde. Biz daha da gerilere gidelim; müziğe nasıl ve hangi şartlarda başladınız?

Müziğe 1968 de zor şartlarda başladım. O dönem enstrüman bulmak, arkadaşlarla grup kurmak ve prova yapmak çok zordu. Okuldan kaçıp arkadaşların evlerinde müzik yapmaya çalışmak? (zaten bizi kovuyorlardı) İlk davulumu 1975 senesinde borçlanarak aldım. O dönem ders alınacak tek tük hocalar vardı. Onlara ulaşmak çok zordu. Arkadaşlardan edindiğim metotlarla kendimi geliştirmeye çalıştım. Bence böyle olması müzisyenliğimi daha değerli kılıyor.

  • Müziğe başladığınızda enstrüman seçiminize nasıl karar verdiniz?

Müziğe ortaokul son sınıfında ders sıralarında ritimler çalarak başlayınca kafam davula yönlendi ve gerisi geldi. Kendimi bu dünyanın içinde buldum. Çok mutluyum.

‘Şarkıcılık sesini enstrüman olarak kullanabilme sanatıdır.’

  • Çaldığınız başka müzik aletleri de var mı? Ya da solistliği hiç deneyimlediniz mi?

Bestelerimi yapmak ve armoni öğrenmek için bir elektro piyano aldım, çok çalıştım ama parçalarımda iyi piyanistleri kullanmak beni çok mutlu ediyor. Çünkü onların yorumları benim bestelerimi çok yüceltiyor. Solistlik derken şarkıcılıktan bahsediyorsunuz herhalde evimde hatırı sayılır bir müzik arşivi var. Bu CD’lerde benim sevdiğim şarkıcı sayısı dünya çapında 10’u geçmez; çünkü şarkıcılık sesini enstrüman olarak kullanabilme sanatıdır. İyi bir şarkıcı dinlediğim zaman ona ancak mırıldanarak eşlik ediyorum.

  • Birçok müzik türünü icra olarak deneyimleyen bir müzisyensiniz. Kendi çalışmalarınızda caz türünü seçtiğinizi görüyoruz. Neden caz?

Aslında bu benim 4. albümüm. Değişik dünya müziklerini de sevdiğimi belirttim. Benim bestelerimde armonik yapı olarak caz ve türevleri var ama bossa nova, samba, bolero gibi latin örnekleri soft rock , shuffle, blues gibi örnekler de var ve bu çeşitlilik bence çok hoş. Swing cazdan bahsedersek bundan sonraki albümlerimde olabilir.

  • Yine albümünüze dönecek olursak; “Hayallerim” albümündeki eserlerin hikayelerine değinebilir misiniz?

“Hayallerim”de mutluluk, huzur, duygu, aydınlık günler, sakinlik ve savaşsız bir dünya var. Albümde öne çıkardığım parça “Hayallerim” ve sıralamada ondan sonraki parça “Neden Olmasın” isteklerimi anlatır gibi… Albümün genel hikâyesi ise pandemi şartlarında saat kısıtlaması nedeni ile kayıtların zor şartlarda yapılması. Ancak “Hayallerim”  ve “Neden Olmasın” parçalarında iyi bir birleşim oldu. Diğer parçalarda ise hissettiklerimi isim olarak koydum. Ama siz daha başka bir isim yakıştırabilirsiniz. Zaten Mozart senfonilerine bile 41 ve 42. rakamlarını koymuş.

  • Yakın zamanda gerçekleşmesi muhtemel olan planlarınızı öğrenebilir miyiz? 

Kış planlarımda, olabilirse Turhan Yükseler şefliğinde 4 albümümden seçtiğim parçalarımı büyük orkestra ile seslendirme, bir de yurt içi ve yurt dışı festivalleri var.

  • Çalışmalarınızda başarılarınızın devamını dileriz ve bu güzel sohbet için teşekkür ederiz.

Bana bu imkânı verdiğiniz için ben de size çok teşekkür ederim.

“Hayallerim” albümünü dijital müzik servislerinden dinleyebilirsiniz:
Spotify I Apple Music I Fizy I Deezer I YouTube Music

Saygun Arpalı Sosyal Medya:
Instagram

Saygun Arpalı Kimdir?

17 Eylül 1953’de İstanbul’da doğdu. 1968 yılında amatör olarak müziğe başladı.
Avrupa ve ABD dahil genel olarak dünya kaynaklı metot çalışmaları ile kendini geliştirdi.

1972 yılında Melih, Faruk, Serdar, Saygun adı ile ilk 45’lik plak çalışmasını yaptı.

1977 yılında Grup Uyanış adı altında ikinci 45’liğini yaptı. 1978 yılında Edip Akbayram-Dostlar grubuna katıldı ve üçüncü 45’lik çalışmasını yaptı. (Eşkıya dünyaya hükümdar olmaz)

1980 yılında müziklerini Turhan Yükseler’in yaptığı bir müzikalde Beyaz Kelebekler’le çalıştı.

1981’de ise Aydın Esen Trio ‘da çalıştı.

1982’de Edip Akbayram-Dostlarla ilk L.P çalışmasını yaptı.( Nice yıllara gülüm )

1984’de Edip Akbayram-Dostlarla ikinci L.P çalışmasını yaptı. (1984 adlı albüm)

1985’de Edip Akbayram-Dostlarla üçüncü L.P çalışmasını hayata geçirdi. (1985 adlı albüm)

1985 yılında Edip Akbayram, Kemal Sunal, Muazzez Abacı, Sezen Aksu ile birlikte Almanya turnesinde yer aldı.

1986’da Edip Akbayram – Dostlarla dördüncü L.P çalışmasını yaptı. (Yeni gelen güne türkü)

1987’de Kerem Görsev Trio ile
1989’da Doğan Canku ile çalıştı.

1993’de Edip Akbayram – Dostlara tekrar katıldı. İngiltere, Fransa, Almanya’da konserler verdi.

1995’de Ahmet Koç’un “Yedi Karanfil” projesi dahilindeki konserlerde yer aldı.

1995’de Zülfü Livaneli, Edip Akbayram, Aylin Livaneli ve Leman Sam’dan oluşan Avrupa Turnesi için kurulan grupta yer aldı.

1996-97 yılları arasında TRT 2 ‘de yayınlanan Ali Saydam’ın sunduğu “Ne var ne
yok” programında Tahsin Ünüvar’In Jazz grubunda birlikte yer aldı.

1997’de 500 bin kişinin katıldığı Ankara Hipodrom konserinde Zülfü Livaneli’nin Grubu’na katıldı. Bu grupta Halil Karaduman, Selim Atakan, Göksun Çavdar, Ferhat Livaneli ile birlikte çalıştı.

1997 Temmuz ayında Zülfü Livaneli ve Giora Feidman ile Almanya’da sahne aldı.

1998 de ise bu kez Zülfü Livaneli ve Lisbeth List ile Hollanda konserlerinde yer aldı.

1999 yılından sonraki dönemde Şafak Yaprak, Orhan Şallıel, Baki Duyarlar, Röne Macaroğlu, Nezih Yeşilnil, Metin Çotal gibi müzisyenlerle çalıştı.

2003 yılında Zülfü Livaneli + Maria Faranduri ile Kıbrıs Rum Kesimi’ndeki Barış Konseri’nde yer aldı.

Beste ve aranjmanlarından oluşan 2010 yılında Merhaba ,2012 ‘yılında Sahne Işıkları ve 2015 yılında Kış İnsanları adı altında üç solo albüm yaptı.

2017 de Acıbadem Üniversitesi kongre salonunda konferans ve performans yaptı.

1977’den günümüze kadar gerek sahne gerekse stüdyo çalışmalarında birlikte çalıştığı müzisyenler: Adnan Ergil, Ayşegül Yeşilnil, Berç Yenal, Cem Özkan, Cihan Okan, Cengiz Baltepe, Çetin Akdeniz, Ercan Irmak, Erdal Akkaya, Erdem Sökmen, Ercüment Ateş, Erdinç Şenyaylar, Erol Duygulu, Ali Koç , Zafer Çotal. Eylem Pelit, Gür Akat, Harun Kolçak, İlkin Deniz, Fatih Kısaparmak, Levent Altındağ, Metin Özülkü, Mustafa Sarışın, Ahmet Koç, Selim Benba, Sevingül Bahadır, İlhan Şeşen, İsmail Soyberk, Uğur Dikmen, Osman İşmen, KenanAydın, Şenova Ülker, Ahmet Türkmenoğlu, Yahya Dai, Burak Bedikyan, Volkan Hürsever, Alihan Samedov, İsmail Soyberk, Nezih Yeşilnil, Ozan Musluoğlu, Uraz Kıvaner, Engin Recepoğulları, Nedim Nalbantoğlu, Senem Diyici, Ercüment Orkut, Turhan Yükseler, Hasan Cihat Örter, Çağdaş Oruç, Serdar Barçın, Sinan Cem Eroğlu, Koray Üsgülen, Murat Arkan, Uluğ Özkan, Anıl Şallıel, Orhan Şallıel, Caner Üstündağ, Ufuk Çağlar Akman, Mustafa Süder, Baki Duyarlar, Batu Sallıel…

 

Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı