SÖYLEŞİ

Hazım Evrengil: ‘Sanatçı Ürettiği Eserleri Doğrudan Pazarlamamalı’

Hazım Evrengil:
‘Sanatçı Ürettiği Eserleri Doğrudan Pazarlamamalı’

İstanbul sanat piyasasında kısa sürede nitelikli sergiler açarak dikkat çeken HB Art Gallery’nin kurucusu Hazım Evrengil ile galerinin kurulma hikâyesini, sanat piyasasını ve gelecek planlarını konuştuk.

KitaptanSanattan.com / Yeşer Yelmez

Hazım Evrengil: 'Sanatçı Ürettiği Eserleri Doğrudan Pazarlamamalı'

    • HB Art Gallery’nin kuruluş hikâyesini ve bu yolculuğun nasıl başladığını bizlerle paylaşır mısınız?

HB Art Gallery, Türkiye’de pandemi sonrası oluşan sanat eserlerinin online aslında daha çok instagram yolu ile satılmaya başlaması sanatseverlerin sanatçıların dönemsel sergilerini ziyaret edebilecekleri gerçek galerilerin azalması ile bunu hazırlayan ekonomik şartları aslında görmezden gelerek sanat, sanatçı ve sanatseveri buluşturma amacı ile kuruldu.

‘Fikir Babası BUBİ’

    • Kısa sürede İstanbul sanat piyasasında nitelikli sergilerle dikkat çeken bir galeri oldunuz. Bu hızlı görünürlüğün arkasında nasıl bir vizyon var?

HB Art Gallery’nin kurulmasına fikir babalığı yapan Türkiye’nin ünlü sanatçıları arasında yer alan ve 1995 yılında Türkiye’de ilk defa Sanat Fuarını organize eden ünlü sanatçımız BUBİ’dir. BUBİ sayesinde HB Art Gallery açılışından itibaren bir sanat galerisinin kimliğini koruması için nasıl bir çizgi üzerinde kalmalı konusundaki prensipleri uygulamıştır.

    • İlk serginizi Bubi gibi önemli bir sanatçıyla açtınız. Bu başlangıcın galeri kimliğinize etkisi ne oldu?

Bubi ile olan yakınlığımız ve onun bize desteği ilk sergimizi de onunla açabilme imkanını verdi. Böylesi güçlü bir isimle başlangıç yapabilmek her galeriye nasip olmamıştır; açılışa özel hazırladığı 20’nin üzerindeki kafes serisi rölyefler ve yine aynı serinin 5 heykeli ile gerçekten olağanüstü bir koleksiyon ile açılış yaptık. Hem lokasyonumuz hem yeni bir galeri oluşumuz hem sezon açılışı olması hem çok güçlü bir isim hem de olağanüstü zengin bir koleksiyon ile başlamak açılışımızı da aynı oranda görkemli kıldı.

    • Sanatçı seçiminde hangi kriterleri ön planda tutuyorsunuz?

Bubi gibi çok güçlü bir isimle onun açılış için hazırladığı muhteşem bir koleksiyon ile çok kaliteli bir sanatsever kitlesine görkemli bir açılış ile bu piyasaya adım atarsanız çıtayı düşürme şansınız yoktur. Biz de başlangıçta onun önerdiği isimlerle bu çıtayı düşürmemeye çalıştık ve buna gayretimizi devam ettiriyoruz.

Hazım Evrengil: 'Sanatçı Ürettiği Eserleri Doğrudan Pazarlamamalı'

    • Nişantaşı’nda başlayan galeri yolculuğunuz, bugün Mecidiyeköy’de özel tasarlanmış bir mekânda devam ediyor. Bu mekânsal değişim galerinin üretim ve sergi anlayışını nasıl etkiledi?

Nişantaşı gibi İstanbul’umuzun gözbebeği bir lokasyonda üstelik Abdi İpekçi’de çok güzel bir mekânda olmanın avantajı hiç şüphesiz HB Art Gallery’nin kimliği tanınırlığına katkısı oldu, ancak artık HB Art’ın açılışından bugüne kadar korumaya çalıştığı çizgisini daha üst projelere taşıyacağı her neresi olursa olsun mekânlara taşınabilme gücünü de kendisinde görerek sergi alanı da geniş özel bir mekana geçmeye karar verdik.

    • Sergi programlarınızda genellikle tanınmış ve güçlü isimler yer alıyor. Bu tercihinizin temel nedeni nedir?

Sergisini yapacağımız sanatçının belli bir geçmişi olması, yarattığı eserlerin özgünlüğü ve şöhreti hiç şüphesiz başta akademisyenlerin, eleştirmenlerin, koleksiyonerlerin ve de sanatseverlerin o sanatçıyı bu piyasa içinde nereye konumlandırdıkları ile ilgili. Bizim kriterlerimizde bunların yanı sıra sergisini yapacağımız sanatçının duruşu ve kişilik özellikleri sanata bakış açısı kendisini toplum içinde nereye konumlandırdığı bizim için önemli bir kriter.

    • Genç sanatçılara yönelik hedefleriniz ve onlarla ilgili planlarınız nelerdir?

Bu sorunun cevabı biraz HB Art’ın gelecek planlarının içinde yer alıyor aslında. Bunu hep birlikte göreceğiz ama yeni mekânımızda yaratıcı tarafı daha fazla olan sanatçılara daha çok yer vereceğiz.

‘Instagram müzayedeleri ile sanatseverliğin yeri suni olarak dolduruldu’

    • Günümüz Türkiye ve dünya sanat piyasasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Ülkemizde sanata değer veren ve eğitimli kesimin her geçen gün yaş alması ve ekonomik olarak geri gitmesi bu piyasayı da etkiliyor. Son 20-25 yılda ekonomik ve sosyal alanlarda yaşanan sıkıntılar en başta sanatçıyı etkiliyor aslında ve bu tüm dünya için de geçerli. Türkiye’de Instagram müzayedeleri ile sanatseverliğin yeri suni olarak dolduruldu. Bu mecralarda 3-5 resim alan kendisini koleksiyoner olarak görüyor ve başka eserlere ve sanatçılara yorum yapabilme gücünü kendinde görebiliyor. Ben bu piyasada buna her gün şahit oluyorum. Bunun tek sebebi eğitim aslında. Okumadan öğrenmeden anlamaya çalışmadan bilgi sahibi olduğunu zannetmek biraz da çağımızın belki de ülkemizin sorunu. Yurt dışında ise sanal sergiler, NFT’ler veya yapay zekâ destekli sanat eserleri gibi yeni formatlarla yollarına devam edecekler ama bizde bunlar için henüz çok erken.

‘Sanatçı Ürettiği Eserleri Doğrudan Pazarlamamalı’

    • Sizce sanatçı, galeri ve koleksiyoner arasındaki ideal ilişki nasıl kurulmalı?

Bence koleksiyoner veya sanat tüketicisi galeriyi devreden çıkartmaya çalışmamalı. Sanat tüketicisi ifadesinin öneminin altını çizmek istiyorum. Sanatseverlerin bir sanat eserine bakarak o sanat eseri hakkında bir düşünce üretmeleri onları sanat tüketicisi yapar aslında.
Biz HB Art Gallery sergi açılışlarında sanatsever sıfatıyla davete katılan ama hiçbir esere uzaktan dahi bakmayan kişileri de ağırladık. Önemli olan bu sergilerde aslında sanat eseriyle sanat tüketicisini yani sanatçıyı bir araya getirmeye çalışmak, galerinin en önemli vazifesi bu olmalı diye düşünüyorum.
Sanatçı ürettiği eserleri doğrudan pazarlamamalı. Bu şekilde eser satan sanatçılar bir süre sonra bir çıkmaza düşebildikleri gibi eserlerini tüm sanat tüketicileri ile bir araya getirmekte zorlanacaklar ve asıl hedefe ulaşmak güçleşecektir.

    • Son olarak HB Art Gallery’nin gelecek planlarını bizlerle paylaşmak ister misiniz?

HB Art Gallery olarak biz de çıktığımız yolda aktif bir süreç yaşıyoruz. Bu süreç bizi Türkiye’nin değişen sosyal ve ekonomik şartlarında bir yere yerleştiriyor. Biz de çıtamızı indirmeden bu yolda inandığımız sanatçılarla, sanat tüketicilerinin arasında olmaya devam edeceğiz.

KitaptanSanattan.com / Yeşer Yelmez

Hazım Evrengil: 'Sanatçı Ürettiği Eserleri Doğrudan Pazarlamamalı'

‘İlişkinizi ChatGPT’ye Sormamalısınız’

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir



Başa dön tuşu